Hem sinema ve tiyatro, hem de müzikal alanda tanıdığımız bir isim; Fırat Tanış’la Kadıköy Blok ve sanat üzerine konuştuk.

Vapurla Kadıköy’e geçiyorum.
Kulağımda bana eşlik eden Beirut’un coşkusu denizinkiyle ne kadar da aynı…
Yüzümde hafif bir gülümseme ve Bahariye’nin girişinde Sanatkarlar Sokağı’na giriyorum.
Burası başka bir yazının konusu olacak kadar ömür uzatan nedenlerle dolu…
İlk soldan sokağın sonundaki merdivenlerden aşağı iniyorum ve sağdan ilerleyince karşımda adı gibi
“Sevimli” bir han.

Hemen alt katta simsiyah bir kapının ardında, rengarenk bir dersin içinde buluyorum kendimi.
Henüz BLOK’un ardındaki “sanat hareketi”nden habersizim.
Gelene kadar gülümseten sebepler, burada kartopu gibi büyüyecek.

…ve bu yazının sonunda duyduğum heyecana ortak olacaksınız :)

Kadıköy Blok, 3 hafta önce Fırat Tanış önderliğinde kurulmuş bir oyunculuk ve dans stüdyosu, bu çatı altında yapılan çalışmalarla bir atölye ve sanat laboratuvarı.

Blok hakkında söyleyeceğim çok şey var; ama önce Fırat Tanış’a  soruyorum:

Neden Kadıköy?

Kadıköy’de olmasının ilk nedeni mekanik sebepler, hayatım burada dönüyor, ulaşım vs. Bir diğeri Rıhtım’dan Yoğurtçu Parkı’na kadar olan mesafe, 2,5 km gibi gibi bir aralıktan bahsediyoruz. Burada tam 37 tane sanat yapan, üreten yer var. Kadıköy’ün sadece buradan ibaret olmadığını düşünürsek burası sanat anlamında çok zengin. Son olarak da senin gelirken de bahsettiğin gibi  buranın kendine ait bir samimiyeti var. Kadıköy’ün nasıl bir yer olduğunu biz buradan çıktığımızda anlıyoruz. Kalkedon yani körler şehri ve biz kör olmaktan çok memnunuz.

Buraya gelirken pek çok yerden geçtim. Her yerin ismi farklı ve mutluluk vericiydi. Masal dünyası gibi. Peki neden isim Kadıköy Blok?

Az önce bahsettiğim samimiyet bunun en büyük sebebi. Kadıköy’ün o kendine has özellikleri ve kirlenmemiş olduğu gerçeğini koruyoruz. Biz  burada “Durun! Buradan öteye geçemezsiniz.” diyoruz.

Birçok oyunculuk eğitimi veren yer açıldı. Kadıköy Blok, nasıl bir ihtiyaçtan doğdu?

Bu soruya cevap vermek için daha büyük bir oluşumdan, “Sanat Hareketi”nden bahsetmek lazım. Nedir bu Sanat Hareketi? Nazım Hikmet Tiyatro Akademisi, Ses Kumpanyası, A! tölye ve son olarak bunlara Kadıköy BLOK katıldı. #sanathareketi sokaktan besleniyor, mesela Ses Kumpanyası; yolda yürüyorsunuz, 50 kişi aniden şiir okumaya başlıyor. Ne hissedersin? Sadece şiir değil, sesle ilgili her şeyi bünyesinde barındırıyor ve herkesin paylaşımlarına  açık. Ses Kumpanyası’nın çocuk korosu, 9-12 yaş aralığında bir sürü çocuk. Hem öyle çocuk şarkısı da söylemiyorlar; Ezgi’nin Günlüğü, Bulutsuzluk Özlemi, Bülent Ortaçgil söylüyorlar. Bu çocuklar büyüyünce nasıl olur düşünsene, ya da A! tölye… Şu sıralar Karınca Kapanı oynuyor. Oyunu Cüneyt Uzunlar yazdı, afişini ben yaptım, oyunda sadece manken olarak yer alan karakterin sesini Zuhal Olcay verdi. Sanat Hareketi’nde yer alan herkes uzun yıllardır birlikte olduğum insanlar, liseden arkadaşlarım, hocalarım… Müzik yapıyoruz, söylüyoruz, yazıyoruz, çiziyoruz, oynuyoruz. Kim ne yapıyorsa ya da yapabiliyorsa. Biz de dedik ki “Sanat mı yapmak istiyorsunuz, öyleyse Sanat Hareketi’ne katılın.” Ne yapmak istiyorsa kişi, o harekete dahil olsun. Kadıköy Blok da bu noktada oyunculuk ve dans çalışmalarını yürütüyor.

Kaç kişisiniz Kadıköy Blok’ta?

Görünürde 7 eğitmeniz, ama aslında 28. Bu daha da değişiklik gösteriyor; çünkü bazen workshoplar için yabancı eğitmenler de gelebiliyor. İlk yüz naklini yapan cerrah da gelip eğitim verdi, CERN Deneyi’nde çalışan bir bilim insanı da.

Kadıköy Blok bu söylediğinizle oldukça farklılaşıyor.Oyunculuk ya da dans eğitmeni değiller.Oyunculukla ortak noktası nedir, neden burada bulundular?

CERN Deneyi’nde çalışan yıllardır, tanrı parçacığı falan değil, o Allah’ın belası parçacığı arıyor ve biz oyuncular yıllardır o Allah’ın belası karakteri arıyoruz. Ortak nokta bu. Her iki alanda da “o şeyi” arıyoruz. Zaten eğitimin konusu da “sabırla aramak”tı, sabırla arıyoruz.

Burada eğitim alabilmek için hangi seviyede olmak gerekiyor ya da öğrenci alırken mülakat gerçekleşiyor mu?

Kesinlikle hayır. Burası bir laboratuvar. Profesyonel ya da amatör, kapımız sanat yapmak isteyen herkese açık. Önemli olan kişi buradan mutlu çıksın, kendini nasıl ifade edeceğini bulmuş olsun. Farkına varmak mesele bu. Ben “yetenek” denen şeye inanmıyorum.

Siz hem müzik yapıyor, hem oyunculuk yapabiliyorsunuz hatta az önce çizimlerinizi gösterdiniz, bir de çiziyorsunuz. Yetenek olmasa bunları yapabilir miydiniz?

Yetenek denilen şey, piyasa iktidarının oluşturduğu bir illüzyondur. Sanat çok güçlü bir şey. Bu yüzden sanat yapmak pahalıdır. Resim malzemeleri mesela, pahalıdır. Sanat para etmiyor diyorlar ya sanat para eder.

Dünyada düzenin korunması için kişileri de sanattan korumaları gerekiyor.Bu yüzden sloganımız “Hepiniz sanatçısınız. Ama korktukları için bu gerçeği sizden saklıyorlar”.

Yetenek dediğiniz her insanda var ama biz döve döve unutturuyoruz. Dedim ya çok küçük yaşarlardan beri beraber olduğum insanlarlayız, nasıl piştiğimizi biliyoruz.

Biz #sanathareketi olarak, farkına varabilmeleri için buradayız.

Sanat Hareketi’nin amacı sanatı sokulduğu elit halinden çıkarıp, o ilk ve asıl haline döndürmek.

Yeteneğe inanmıyoruz, kendini doğru ifadenin anlamına inanıyoruz.

15 yaşınızda yaptığınız şarkının bile sözleri harikulade. Dinlediğim tüm şarkılarda hissettiğim şey özlediğim müzik olduğuydu. Bunları albüm haline getirmeyecek misiniz?

Ahh tabii ki çıkaracağım! Tamamen zamansızlıktan oldu. Mutlaka çıkaracağım.

Atölyede ders sırasında çizdiklerinizden tutun da portrelere kadar; sanki fotoğraflar gibi çiziyorsunuz. Sergilemeyi düşünmediniz mi?

Bir gün bir sergi açmayı çok istiyorum. Şimdilik tüm bildiğim bu.

Fırat Tanış’a Kadıköy Blok’a doğru geçirdiğim yolculuktan kapının eşiğinden çıkana kadar sebep olduğu mutluluk ve keyifli sohbetten dolayı çok teşekkür ediyorum; ama şimdi benim söyleyeceklerim var.

Mutluluk demiştik? Blok’a giden yollar kadar Blok’un içinde de mutluluğun karesi var. Sadece oyunculuk ve dans eğitimi ya da tamamlayıcı dersleri veriyor dersem, dans stüdyosunun özelliklerinden bahsedersem büyük haksızlık olur.

Buraya gelen yollar sayesinde gülümseyen yüzüm, burada sırıtır hale dönüştü. Enerjinizi yükselten sebeplerden biri, eğer Blok’la sınırlı tutarsak, buraya laboratuvar derken en doğru seçimi yapmış oluyoruz; çünkü sadece birkaç saatte bile o kadar şey öğrendim ki eve geldiğimde hala öğrendiklerimin uzantılarını araştırıyordum. Kendinin farkına varmak her zaman, öğrenmek her zaman ve bunu Kadıköy Blok’ta çok iyi yapıyorsunuz. Eğitmenler alanında en iyi hocalar, mesela bir Mustafa Kaplan, Fırat Tanış’ın deyimiyle dansta bir dünya vatandaşı. Prosfesyonelce hazırlanmış bir stüdyo ve tüm bunların dışında en büyük tercih sebebi buranın içerisindeki sinerji. Tesadüfi, kısacık bir muhabbette bile kendinizi bulmanız olası. Blok’un ardındaki kapıda çok daha fazlası var. Sanat Hareketi beni inanılmaz heyecanlandırdı. Bu oluşumun içerisinde yer alan ve yer alacak insanları düşündüğümde daha iyi bir dünyanın var olabileceğine inancım körüklendi. İyi ki varlar! Öğrendiğim gibi bırakmayacağım, #sanathareketi nin her dalına konacağım ve belki başka bir yazının da konusu olacak, size ulaşacaklar.

Sizden ricam sanatla ilgilenen ya da ilgilenmeye niyet edenleriniz lütfen Kadıköy Blok’a kısa bir süre bile olsa mutlaka uğrayın, yolunuz düşmüyorsa düşürün. Sanat Hareketi’ne sadece izleyici olarak bile olsa mutlaka dahil olun.

Gidin orada keyifli muhabbetlere dalın, sanatın içerisinde kendinizi bir kaybedin bir bulun. Kadıköy Blok, başlı başına bir “yolculuk.” Kendi içine yaptığın…

Son olarak Fırat Tanış’a dedim ki: “Ben bu Sanat Hareketi kafasını çok sevdim!”

…ve cevap geldi:

#SanatHareketi kafasını seversin; çünkü sensin.

Fotoğraflar: https://www.facebook.com/FIRATTANISOFFICIAL, Levent Karaoğlu

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

  1. Sedef! Beni önce röportajla sonra bugün yerinde Kadıköy Blok’la tanıştırdığın için teşekkür ederim… Daha çok oraya gideceğim, biliyorum..

  2. Kadıköy Blok’ta geçireceğimiz keyifli zamanların ilki oldu :) İyi ki geldin.

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?