Biliyorsunuz, bir yeri çok insan öğrenirse orası tadını kaybeder. Fakat durum Karaköy için biraz farklı oldu sanki; bu semt insanlarla beraber gelişti, kalabalıklaştı. Ve her fırsatta, yollarda, toplu taşımada, gittiğimiz restoranlarda kalabalıktan usanan İstanbullular olarak biz burayı hala seviyoruz.

Peki neden?

_Güzelle çirkinin, eski ve modernin dengesi: Her sokakta metruk bir binanın yanında, modern minimal dekorlarlu bir cafe, mağaza… Bu kadar yıkık dökük bina, alan, sokak, bahçe olmasının verdiği gizem de inkar edilmez. Yani latteni içtiğin lak lak yaptığın cafe’nin karşısında eski bir kilise kompleksi var. Kilise yanmış, yıllardır içine girilmiyor. Oradakiler 1800’lerde kalmış, duvarın öbür tarafıysa 2015’i yaşıyor.

2Q==

Aya Panteleymon kilisesinden, bir diğer Rus kilisesinin tepesi ve tabii ki asla bitmeyen inşaat vinçleri…

_Mimari ve tarih: Gizem demiştim değil mi? burada katman katman tarih var. Konuyu deştikçe bir sürü yeni şey buluyorsunuz. Daha geçen gün şuan Ziraat Bankası’nın kullandığı binanın terasındaki iki heykeli araştırırken saatler geçirdim.

large-20150928214720DSC_0012

_Sokak sanatı! En sevdiğim. Duvardaki renkler, bu semt nefes alıyor, evinde pijamasıyla kanal zaplamıyor, düşünüyor, yaratıyor demek. (Ayrıca fotojenik)

RiO0DWKEiYdWT+P+nmO8BWhmrzAAAAAElFTkSuQmCC

Z-1

_Detaylar: Farklılık kokuyor burası. Spor ayakkabı içine çoraplı, tercihen kemik çerçeve gözlüklü ve bez çantalı hipsterlar değil farklılıktan kastım. Girdiğiniz her cafe, restoran, mağaza başka bir yerde göremeyeceğiniz şeyler bulma motivasyonuyla dekorasyon yapıyor, diğerlerinden ayrılan konseptler benimsiyor. Erkek giyime odaklı, şahane erkek çorapları satan Bey, tasarım diş macunu dahi satan Maezae, duvarına yerleştirdiği Kadıköy tiplemeleriyle Muhit, enteresan yılbaşı ağacı yorumuyla Dem… Ayrıca yaratıcı mekanların insanların zihnini açtığına inanmışımdır hep.

2Q==-1

Dem Karaköy’de, gelenlerin yılbaşı dileklerini kağıtlara yazıp asabildiği çam ağacımsı lamba.

_Coğrafi nedenler: Yakın. Anadolu yakasından bir vapur, İstanbul Modern’e 10, Galata’ya yürüyerek 20 dakika. Çukurcuma gibi hababam yokuşta çıkmıyorsun, mis. Ve tabii ki, küçük, dar, dolayısıyla da samimi.

2Q==-2

Severek gidiyoruz!

Bu yazı daha önce someartsystuff.co’da yayınlanmıştır.

Fotoğraflar: Rana Kelleci

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?