Kimileri özenle tüm filmleri inceleyip kendisi için en doğru olan filmi bulmaya çalışır, kimileri sinema salonunun gişesinde anlık kararlar verir, kimisi de vizyondaki hemen hemen tüm filmleri izlemeye çalışır… Hangi gruba dahil olursanız olun, yolunuz sinemadan geçecekse, eninde sonunda cevabını öğreneceğiniz sorudur: “Bu hafta vizyonda ne var?”

İşte bu haftanın cevapları:

Haftanın Filmi: Beasts of the Southern Wild (Düşler Diyarı)

Beasts of the Southern Wild” için yılın en iyi bağımsız filmi, yılın en büyük sürprizi ya da yılın başarı hikayesi diyebiliriz. 30 yaşındaki yönetmen-senarist Benh Zeitlin‘in ilk filminin başrol oyuncusu 8 yaşındaki Quvenzhané Wallis. Film, yine Zeitlin’in Dan Romer ile birlikte imzasını attığını muhteşem müziklerle, bizi o küçücük kız çocuğunun hayal dünyasına götüren bir açılış sahnesiyle başlıyor. Sizi içine çekiyor bir anda. Yaşadığınız dünyanın ekranda izlediğiniz, fakir ama bir meselesi olan o insanların dünyasından ne kadar farklı olduğunu unutuyorsunuz.

Bir kız çocuğu ve hasta babası, inşa edilen baraj ve yaklaşan fırtınanın bir olup yok etmek üzere olduğu küçük yerleşim alanlarında yaşayan en ilginç ikili. Adeta kıyamete karşı bir mücadele veriyor, direniyorlar. Bunu kimi zaman çocuksu bir hayal dünyasının içine girerek, kimi zamansa acı ve çirkin gerçeklikle yüzleşerek izliyorsunuz.

Dün, Oscar adayları açıklandığında 4 dalda aday oldu film: En İyi Film, En İyi Yönetmen (Benh Zeitlin), En İyi Kadın Oyuncu (Quvenzhané Wallis) ve En İyi Uyarlama Senaryo (Lucy Alibar ve Benh Zeitlin). Quvenzhané Wallis, Oscar tarihinde En İyi Kadın Oyuncu dalında adaylık elde eden en genç isim ünvanını kazandı. Zaten film sadece ve sadece onun performansına tanık olabilmek adına izlenmeli.

Haftanın Animasyonu: Rise of the Guardians (Efsane Beşli)

Pixar’ın “Brave”i bile “ParaNorman”, “Wreck-It Ralph” ve “Frankenweenie” adlı animasyonlar karşısında güçsüz kaldı bu yıl. Fragmanını izlediğimden beri merakla beklediğim Dreamworks animasyonu “Rise of the Guardians” da aynı şekilde… Elimizde oldukça eğlenceli bir konu var: Pitch (Öcü) adlı kötü ruh dünyaya hükmetmek ister ve dünyadaki çoukların masumiyetini korumak isteyen Efsane Beşli (Noel Baba, Paskalya Tavşanı, Diş Perisi, Uyku Perisi ve Jack Frost) onu durdurmak için hareket geçer. Günümüzde birçok stüdyonun yalnızca çocukların değil yetişkinlerin de zevkle izleyeceği işlere imza attığını unutmayın!

Haftanın Dönem Filmi: Lawless (Kanunsuz)

Daha önce Viggo Mortensen’li “The Road”unu izlemiş olabileceğiniz John Hillcoat‘un yeni filmi “Lawless“, geçtiğimiz ilkbaharda Cannes Film Festivali’nde gösterildi. Film ABD’de, Büyük Buhran döneminde geçiyor ve 3 kardeşin hikayesini anlatıyor. Asıl dikkat çekici olansa ne yönetmeni, ne de konusu… Filmin kadrosunda Guy Pearce ve Gary Oldman’ın yanı sıra son dönemlerin yükselen yıldızlarından dördü bir arada yer alıyor: Tom Hardy, Shia LaBeouf, Jessica Chastain, Mia Wasikowska!

Haftanın Performansı: Arbitrage (Entrika)

Her yıl bazı filmler olur… Pek bir olayı olmasa da, iyi eleştiriler almasa da herkes tek bir oyuncusunun performansını konuşuyordur. Bu yılın “o” filmlerinden biri “Arbitrage“: Richard Gere, çok zengin bir işadamını canlandırıyor filmde. Bir gece geçirdiği trafik kazasından kurtuluyor, fakat bir skandala yol açmamak kazada kaybettiği yasak aşkını gizlemek zorunda kaldığından beladan kurtulamıyor. Nicholas Jarecki‘nin ilk filmi, Gere’a bir adet Altın Küre adaylığı getirmişti. Birçok Oscar adayı vizyondayken sıra “Arbitrage”a gelmeli mi, bilemiyorum.

Haftanın Yerlisi: Karaoğlan

Geçtiğimiz haftanın Cem Yılmaz ‘projesi’ni saymazsak, yılın ilk yerli filmi bir çizgi roman uyarlaması olan “Karaoğlan” oluyor. Eğer fragmanını izlediyseniz, Türk sinemasının sanatsal ve teknik dallardaki geriliğini fark ederek filmden soğumuş olabilirsiniz. Kudret Sabancı‘nın yönettiği filmde Karaoğlan rolünde Volkan Keskin var.

Haftanın Etkinliği: Oscar’ın Yabancıları @ İstanbul Modern

Vizyon filmlerine güzel bir alternatif, İstanbul Modern’in 10 Ocak’ta başlayan gösterim programı “Oscar’ın Yabancıları“. Programda Almanya, Avustralya, Danimarka, Fransa, İspanya, İsviçre, İtalya, Romanya ve Türkiye’nin bu yılki Oscar yarışı için seçtiği filmler yer alıyor. Gösterimler Perşembe, Cumartesi ve Pazar günleri, müze ziyaretçilerine ücretsiz olarak yapılıyor. Yıl boyunca birçoğu çeşitli festivallerde gösterilen ve vizyona giren bu filmler, tabii ki kısıtlı süre ve salonda oynamıştı.

Kendini-iyi-hisset filmi arayanlara Fransa’nın aday adayı “Intouchables(Can Dostum), dini sorgulamak gibi ciddi meseleleri olan bir film arayanlara Romanya’nın adayı “Dupa dealuri(Tepelerin Ardında), deneyselliği sevenlere İtalya’nın adayı “Cesare deve morire“yi öneririm. Benim tercihim ise Türkiye’de ilk kez gösterim şansı yakalayacak olan İsviçre’nin adayı “L’enfant d’en haut” olacak. Programdaki filmlerden Danimarka yapımı “En kongelig affære“, dün açıklanan Oscar aday listesinde, En İyi Yabancı Film kategorisinin adayları arasında yer alıyor.

Tabii geçtiğimiz haftanın filmeleri de halen vizyonda, aralarından tercihiniz 8 dalda Oscar adayı olan “Silver Linings Playbook (Umut Işığım) olsun.

İyi seyirler!

Hazırlayan: Emre Eminoğlu

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?