Kimileri özenle tüm filmleri inceleyip kendisi için en doğru olan filmi bulmaya çalışır, kimileri sinema salonunun gişesinde anlık kararlar verir, kimisi de vizyondaki hemen hemen tüm filmleri izlemeye çalışır… Hangi gruba dahil olursanız olun, yolunuz sinemadan geçecekse, eninde sonunda cevabını öğreneceğiniz sorudur: “Bu hafta vizyonda ne var?”

!f İstanbul son üç gününe girmiş, Oscar Ödülleri’nin dağıtılmasına da üç gün kalmışken, vizyona da üç film giriyor bugün. Haftanın dikkat çeken bir olayı ise 5 dalda Oscar adayı olan ve Aralık ayından bu yana kesintisiz olarak İstanbul’da yalnızca Beyoğlu Sineması’nda gösterilen “Amour”un İstanbul’da iki salonda daha yer bulabilmesi…

theMagger’dan “Amour” üzerine…

Haftanın Filmi: Kelebeğin Rüyası

Türk sinemasında hem eleştirmenleri hem de seyirciyi mutlu eden yönetmen sayısı yok denecek kadar az ne yazık ki. Yılmaz Erdoğan, bugüne kadar imza attığı çoğu filmde bu zorluğun üstesinden gelebilmiş bir yönetmen olarak benim de favorilerim arasında. İki “Vizontele” filmi, “Organize İşler” ve “Neşeli Hayat” sonrası beşinci filmi “Kelebeğin Rüyası” ile karşımızda Yılmaz Erdoğan bu hafta. Film, oyuncu kadrosundaki Mert Fırat, Kıvanç Tatlıtuğ ve Belçim Bilgin ile de dikkat çekiyor.

Film, İkinci Dünya Savaşı dönemi Türkiye’sinde geçiyor ve iki genç şairin hayatla, veremle ve aşkla olan mücadelesini anlatıyor. Kıvanç Tatlıtuğ’un ilk ciddi sinema deneyiminde nasıl bir performans sergilediğini ve Yılmaz Erdoğan’ın “Vizontele”lerden çok farklı bir dönem filmindeki yönetmenliğinin nasıl olduğunu merak edenler kadar; sadece iyi bir yerli film izlemek isteyenler de seçebilir “Kelebeğin Rüyası”nı.

Haftanın Oscar Adayı: The Sessions (Aşk Seansları)

Henüz sona ermeyen !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nde de gösterimi yapılan “The Sessions”ın adını sezon boyunca birçok ödül vesilesiyle John Hawkes ve Helen Hunt‘ın adaylıkları ile duyduk. İkiliden Helen Hunt, sezonu En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Oscar adayı olarak sonlandırdı. Film, çocuk felci nedeniyle sakat kalmış ve hayatını solunum cihazına bağlı bir şekilde sürdüren Mark’ın cinselliği keşfetmeden ölmek istememesi üzerine kurulu. Seks terapisti Cheryl ile yaptığı 6-seans-ve-aşık-olmak-yok anlaşmasının mümkünlüğü üzerine bir film… (Filmin konusunu okuyunca aklıma önce 2009′un En İyi Kısa Film adaylarından “Wish 143“, daha sonra da geçtiğimiz İstanbul Film Festivali’nde izlediğimiz “Death of a Superhero” geldi)

Haftanın Festivalden Kalanı: İnadına Film Çekmek

2012 Nisan ayındaki İstanbul Film Festivali’nde gösterimi yapılan “İnadına Film Çekmek” belgeseli, 2005 yılında çekilen “İnat Hikayeleri” filminin öyküsünü anlatıyor. Yönetmen Reis Çelik ve Tuncel Kurtiz‘in Anadolu halk ozanlarının doğaçlama hikaye anlatma geleneği üzerine bir film çekmek için Çıldır’a gidiyorlar ve filmlerini de doğaçlama olarak çekiyorlar. “İnat Hikayeleri” filminin öyküsünü anlatan belgesel, filmin Çıldır Gölü üzerine kardan yapılan beyazperde üzerinde köylülerle izlenmesi ile sona eriyor.

Haftanın Etkinliği: 12. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali

14 Şubat’ta başlayan !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali, son hafta sonuna giriyor bugün. Festivalde izlediğim filmlerle ilgili yazılarımı önümüzdeki hafta okuyacaksınız. !f filmlerine geç bir başlangıç yapmak isterseniz  (ve hala bilet bulabilirseniz) bu hafta sonunun filmleri arasında Sundance’ten ödülle dönen ve senaryosunu Lena Dunham’ın yazdığı “Nobody Walks“, Noah Baumbach’tan “Frances Ha“, !f’te geçtiğimiz yıllarda “Afterschool”unu izlediğimiz Antonio Campos’un “Simon Killer“ı (Katil Simon), “In Bruges”ün yönetmeni Martin McDonagh’dan “Seven Psychopaths“(7 Psikopat), Xavier Dolan’ın yeni filmi “Laurence Anyways” ve yılın ilginç belgesellerinden “Queen of Versailles” (Versay Kraliçesi) gibi yapımlar var. Festivalin kapanış filmi ise Marion Cotillard’ı başrolde izleyeceğimiz “De rouille et d’os” (Pas ve Kemik, Rust & Bone).

Haftanın diğer etkinlikleri olarak Pera Müzesi ve Akbank Sanat’taki gösterimler de devam ediyor: Pera Film’in Ortadoğu sinemasından örneklere yer verdiği gösterim programı “Binbir Gece Masalları“nda bu hafta öne çıkan filmler Mısırlı yönetmen Yusuf Şahin’in “İskenderiye Üçlemesi”ni meydana getiren “İskenderiye, Neden?“, “Bir Mısırlı Hikayesi” ve “İskenderiye, Tekrar ve Sonsuza Dek”. 23 ve 24 Şubat tarihlerindeki seanslarında üçlemenin tamamını izleyebilmeniz mümkün. Akbank Sanat’ta ise “Yakın Dönem Katalan Sinemasına Bir Bakış” programının son filmi olarak yarın 15:00′da “La mosquitera” (Sineklik) gösterilecek.

Tabii geçtiğimiz haftanın filmleri de halen vizyonda…

Hazırlayan: Emre Eminoğlu

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?