Anneler gününün yaklaştığı bugünlerde aklıma ilk gelen, canımız annelerimizin bize verdikleri yaşam hediyesiyle aldığımız ilk NEFESle, bu dünyaya merhaba diyoruz!

Peki daha sonra ne oluyor da bizler nefes alamaz hale geliyoruz ve yaşam yolculuğunda bir o yana bir bu yana savrulup, kendi yolumuzu bulmaya ve kendimiz olmaya çalışıyoruz?

Hepimiz 0-3 yaşa kadar diyafram nefesi alan saf enerji varlıklar olarak dünyaya geliyoruz. Daha sonra çekirdek aile, toplum, baskılardan, yasaklardan dolayı karıştığımız stresli hayatla diyafram nefesini almayı bıraktık. Kimimiz sadece kalp bölgesine, kimimiz sadece solar plexus dediğimiz bölgeye ve kimimiz sadece karın bölgesine nefes almayı sürdürdük. Fakat bir şeyin farkına vardık ki; nefes alırken durduk, nefes verirken durduk…

Farkında olmadan aldığımız o doğal nefes, farkında olmadan tuttuğumuz o nefes, aslında bize hayatta neleri depoladığımızı, bastırdığımızı, akışına bırakmadığımızı gösteriyor. Birçok hastalığın temelinde yatan; fiziksel stres, olumsuz duygu ve düşüncelerimizden kaynaklan nefes tutma alışkanlığımız bizim hayatımızdaki çözümsüz deneyimlerimiz olarak ortaya çıkıyor.

Peki NEFES alışkanlığımızı nasıl değiştirebiliriz?

İşte burada sizlere Transformal Nefes Tekniği‘ni anlatmak isterim…

Transformal Nefes ağızdan ve bağlantılı alınan-verilen nefes şekli olup, şimdiye kadar bilinen en etkin kişisel gelişim, şifa ve arınma tekniğidir. Bu tekniği, 35 sene önce gırtlak kanserine yakalanan ve tümörünü nefes ile iyileştiren Metafizik Doktoru Judith Kravitz kurmuştur.

Nefes bizim yaşam ile kurduğumuz bağdır. Almamız gereken bağlantılı diyafram nefesi, doğru ve bilinçli alındığında, gerginliği yok edip, özümüzdeki dünyaya gelirken almaya başladığımız nefese döndürür. Yani temelde öze dönüş yolculuğudur bu… 0-77 yaşına kadar herkes nefes seansına katılabilir, burada dikkat edilmesi gereken kişinin sağlığıdır. Nefes seanslarında önemli olan nefes alan kişinin sağlığıdır. Ön görüşmemizde bu bilgileri alıp, nefes seansında kişnin nefes analizini yapıp, nefesin gitmediği yerleri tespit ederiz. Duygu beden haritasındaki akapunktur noktalarına bası uygulayıp nefesin ve yaşam enerjisinin o bölgelere akmasını sağlarız. Böylece o bölgede oluşan tıkanıklıklar ve hücre hafızasında kodlanmış geçmiş bilgileri şifalandırıp, enerji blokajlarının çözülmesine yardımcı oluyoruz.

1969’da Norveçli Nobel ödüllü bilim adamı Otto Walburg’un kanıtladığı gibi, kanserli hücreler, oksijenli ortamda üreyip, çoğalamaz. Çağımızın hastalığı ve bunun yanında birçok anaerobik hastalıklar için nefes alıp vermek, hücrelere oksijen göndermek; kendimizi bu tür hastalıklardan korumak için de önemlidir. Unutmayın, tutulan her nefes, enerji blokajı haline gelir ve yumruya dönüşür. Daha rahat, daha sağlıklı bir hayat için nefesimizi akışına bırakmalı ve bilinçli nefes almayı öğrenmeliyiz

Transformal Nefes 3 aşamalı çalışıyor: Fiziksel, Zihinsel ve Ruhsal. Bu 3 aşamanın birbiriyle bağlantılı çalışması sonuncunda elde ettiğimiz sonuç SAĞLIK’tır. Öncelikle nefes, detoksu hızlandırıyor ve yaşam enerjimizi almamızı sağlıyor aynı zamanda hastalıkların alternatif tedavilerinde iyi sonuçlar alınıyor. Geçmiş travmalar dönüştürülüyor. Yeni deneyimlere daha açık bir hale geliyoruz. Bakış açımız değişip, daha rahat teslim olabiliyoruz. Ruhsal seviyede iyileşme ile özümüzden gelen bilgileri almaya başlıyoruz, hayatımızla ilgili rehberlik alıp yaşam amacımızı bulma yolunda daha kararlı birşekilde ilerliyoruz.Yaşamlarımızda neşe ve sevgi dolu olup bu enerjiyi etrafımızla paylaşıyoruz…

Ne hissedip de nefes seanslarına başlayabiliriz?

Nefes seanslarına her türlü sağlık sorunu olanlar, depresyon, panik atak, görme, konuşma, sindirim ve boşaltım bozuklukları, alerji, stresle baş edemeyenler, kalp ve damar hastalıkları olanlar başlayabilir. Bunlar hep olumsuz duygu ve düşüncelerin büyük etki ettiği hastalıklardır.

Düşünün; çok heyecanlandığımızda, korktuğumuzda ve öfkelendiğimizde hepimiz ne yapıyoruz? Nefesimizi tutuyoruz,tutuğumuz her nefeste bir şeyleri baskılıyoruz ve bilinçaltı devreye giriyor, o duygudan güvenli bir şekilde geçmemizi engelliyor, bunu bizi korumak adına yapıyor… Halbuki o sırada burun ya da ağız nefesi alsak, o duyguyu nefesle şifalandırabiliyoruz. Aldığımız bağlantılı diyafram nefesi ile zorluklarla baş etme gücünü arttırıyoruz…

Bir seansta neler yaşanıyor?

Öncelikle bu bir enerji çalışması ve bizler %80 yaşam enerjimizi nefesle alıyoruz. Ayrıca nefes seanslarında fiziksel ve zihinsel olarak toksinlerimizi atıyoruz ve daha sağlıklı bir hayata merhaba diyoruz. Her seansın bir niyeti oluyor, o seansta neye ihtiyacımız varsa ve hayatımıza çekmek istediklermize odaklanıp pozitif niyet oluşturuyoruz. Bu niyet için nefes alıp veriyoruz. Nefesimizi tutmadan, akışına bırakmak amacımız. Duygu ve beden haritasından yola çıkıp, analize göre ellerimizle kişinin nefes gitmeyen yerlerine nefes gönderip, tıkanıklıkları çözüyoruz. Tonlama (sesle şifa) tekniğiyle de duygular dönüşüyor. Kişi bu seansta kendi içini dinleme fırsatı bulup, farklı duygulardan nefes ile güvenle geçiyor. Hücresel hafızadaki kodları silip, yarım kalmış duyguları bütünleme fırsatı yaşıyor. 5-7 seans arasında bu süreci tamamlayabiliyorsunuz.

Seans sonunda hissetiklerimiz ise; huzur, dinginlik, kendi ile barışık olma hali, neşe ve mutluluk…

Evet siz de annenizle beraber bu yolculuğa çıkabilir, bu günü özel kılmak için annenize NEFES seansı hediye edebilir, siz de annenizin kendi nefesiyle tanışmasına vesile olabilirisiniz…

Hayal ettiğiniz ve arzuladığınız yaşam bir NEFES ötenizde olabilir, SEÇİM sizin…..

Detaylı bilgi için: www.radiagelisim.com/transformal-nefes/

Yazar: Alegra Benardete
İletişim: [email protected]

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?