Fuarlar zaten yapısı gereği ticari ve çok büyük ölçekli olduğundan eserleri anlamak kendiliğinden ikinci plana atılıyor…  Bana gelince, ben fuarın son gününe yetişebildim. Cep telefonumu sadece çok beğendiğim eserler için çıkarmaya karar vererek çantama koydum ve hem kısıtlı süre hem de bu kalabalık içinde gerçekten eserlere odaklanmaya çalıştım. İşte benim en beğendiklerim.

Erinç Seymen, kadının yeri evidir algısıyla dalga geçiyor.

Erinç Seymen, kadının yeri evidir algısıyla dalga geçiyor.

El Anatsui

Afrikalı sanatçı El Anatsui büyük duvar parçalarıyla biliniyor. İşlerinde Afrika’da hediyelik eşya gibi objelerin üretiminde sıkça kullanılan, sıkıştırılmış tenekeleri (çöp kola kutuları gibi) kullanıyor.

Gilbert&George

Gilbert&George insan içine hep birlikte ve aynı kıyafetle çıkan bir sanatçı duo’su. Hayatlarının ve sanatlarının birbirinden ayrılamaz olduğunu söylüyorlar. 1989 tarihli Naked World adlı bu işleri kartpostallardan oluşuyor.

Elif Boyner

Elif Boyner, ‘Boundaries of perfection are drawn by speculation’ işinde birbiriyle bağlantılı üç farklı video gösteriyor. Eser, algılarımızın dış etkenlerle değiştiğine vurgu yapıyor.

David Hirst

Andipa Gallery tarafından sergilenen David Hirst’ün bu işini geçen seneki Contemporary Istanbul’da görmüştüm hatta sanırım ondan önceki Art International da da. Isıtıp ısıtıp koyuyorlar. Bu standın diğer gediklileri de Andy Warhol ve Banksy. Zaten Banksy’de Andy’nin ‘Campbell’s soup can’lerine benzer bir iş yapmış, sen de mi Brütüs?

Şuradan bakıp kahrolabilirsiniz.

Rada Boukova

Yazıyı fuarın By the Waterside, açık hava heykel bölümünde sergilenen Rada Boukova’nın ‘Low Resolution’u ile kapayalım. Bu senenin Instagram starıydı kendisi.