Görsel sanatlar ve tasarıma dair röportajlarıma origami sanatçısı Banu Balcı ile devam ediyorum. Kendisi bu alanla ilgili atölyeler düzenliyor, sergiler açıyor.

Origami çok değişik bir sanat, çeşitleri var ve hangisini seçerseniz seçin oluşturulabilecekler adeta sınırsız… Sohbetimizde sanatçının favorisi olan kusudamalardan da bahsettik. Belki okuduktan sonra siz de kağıt katlamanın keyfine erişmek istersiniz.

_ Röportaj teklifimi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim. Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz? 

Merhaba. Ben de röportaj teklifiniz için teşekkür ederim. Ben Banu Balcı. 1973 Ankara doğumluyum. Gazi Üniversitesi Grafik Ana Sanat Dalı mezunuyum. Evli ve bir oğul annesiyim.

_Origamiyle hayatınız ne zaman, nasıl kesişti? Bu konuda hocalarınız oldu mu ya da kendi kendinize mi öğrendiniz?

Sanırım origami bir şekilde hep hayatımdaydı.. Hepimiz çocukken kağıttan uçaklar ve tuzluk yapmışızdır mutlaka.Bu konuda hiç hocalarım olmadı.. Tamamen kendi kendime öğrendim.

_Origamiyle ilgili örneğin internette pek çok tanım var. Siz nasıl anlatırsınız genel olarak?

Origami benim için çok özel.. Dünyadaki örnekleri incelediğinizde yapılamayacak hiçbir form olmadığını görüyorsunuz… Bu özelliğiyle imkansızı ortadan kaldıran, sihirli bir kelime gibidir origami.

_Japonlarda kağıt kutsal sayılıyormuş. Kutsal olduğu ve bölgeye temini az olduğu için kesmek, yapıştırmak yasaktı deniyor… Sizin kağıtla aranızdaki ilişki origami sonrasında nasıl değişti?

Resim yaparken de beni heyecanlandıran şey hep boş bir kağıt olmuştur. Üzerine istediğinizi çizmekte özgürsünüzdür… Origamide de bu böyledir. Önünüze katlanmamış bir kağıdı aldığınızda neyi katlamak istediğinize ve kağıdı nasıl şekillendireceğinize karar verme anı hep heyecanlandırır beni. Kağıdın da kendine has karakteri vardır bence.. Bazen o da katlanmak,şekil almak istemez,elinizde yırtılıverir. O zamanlarda tıpkı meditasyon yapar gibi rahatlamaya çalışır ve kağıdın ruhuna göre davranmaya gayret ederim.

_Origaminin çeşitleri var, sizin en çok benimsediğiniz, kullandığınız tarz nedir?  Yapıştırma ve kesmeyi de origamiye ekleyenler var, onu başka şekilde adlandıranlar da var galiba, siz sadece katlama mı kullanıyorsunuz?

Origaminin pekçok çeşidi var, evet. Klasik kökenli origamiyi tercih edenler asla yapıştırma veya kesme kullanmazlar. Bunlar işin içine girdiğinde başka adlar alıyor origami. Mesela; modüler origami, kirigami, ıslak katlama gibi. Ben bütün teknikleri sever ve kullanırım; ama öncelikli tercihim tabii ki her zaman klasik olan yani tek parçadan oluşan, kesmeden ve yapıştırmadan oluşturulan origamidir.

_Origami çok sonsuz bir sanat gibi, özellikle birbirine eklemelerle iyice büyülü bir hal alıyor…

Evet, kesinlikle öyle. Demin de bahsettiğim gibi origami benim için sonsuzluğu temsil eden, imkansızı ortadan kaldıran sihirli bir kelime. Tabii bu sihir, uygulamanın önünün son derece açık olmasından kaynaklanıyor. İstediğiniz konsepti sadece kağıttan hazırlamak çok keyifli.

_Yakın zamanda bir kusudama atölyeniz var. Açıkçası kusudamayı ilk kez duydum. Üç boyutlu, daha çok dekorasyon için kullanılan origami topları diyebiliriz galiba. Instagram hesabınızda da rengarenk, birbirinden etkileyici ve tatlı modeller var. Üzerinde çalıştığınız kusudamalar ne kadar vakit alıyor? Neden şifa getirdiğine inanılırmış acaba, eskiden tütsü, çiçek ve bitkiden oluşturulduğu için mi? Galiba artık bu şekilde hiç yapılmıyor…

Evet.. Ankara’daki Altı+1 sanat galerisinde workshoplar düzenliyorum..Kusudamaları bizim kültürümüze göre uyarlarsam, aktar dükkanı gibi tanımlamak yanlış olmaz sanırım. Klasik kültürde şifa getirdiği düşünülen çiçek modelleri kullanılarak oluşturulur ve hastalıkları, kötü enerjiyi uzaklaştırdığına inanılır. Aslında biraz da; neye inanır, içselleştirirsek onun enerjisini yaşıyoruz, öyle değil mi? Dolayısıyla ben de o yönde düşünüyorum. Kusudamalar zamanla değişik formlara dönüşse de özdeki amacı hep aynı kaldığından hala yapılmaya devam ediyor. Zaman konusu ise tamamen konsantrasyonunuza bağlı.

_Sizce Türkler origamiyi ne kadar biliyor? Sanırım 2015-2016 gibi bir hobi olarak origami yeniden daha popüler oldu yetişkinler arasında. Bu sanata ilgili insanların göz atıp çalıştığı birkaç site duydum (origamisan gibi)… Sizin kaynaklarınız nelerdir?

Evet, origami bizim ülkemizde diğer yabancı ülkeler gibi revaçta değil. Atilla Yurtkul Türkiye’de bu işi iyi yapan insanların başında geliyor bence. Bazı kişiler ise, daha ziyade atölye düzeyinde kalarak malzeme satışını öncelikleri yapıyorlar. Ben origaminin Türkiye’de daha çok duyulması için çaba sarfediyorum. Bu işi yapan kişilerle birlikte Türkiye’nin her yerinde büyük çaplı ortak sergiler açarak daha çok bilinmesinin ve hatta üniversitelerde kürsüler açılmasının hayalini kuruyorum…

Kaynaklarım tabii ki yine internet üzerinden. Ustaların web sayfaları, “origami convention” organizasyonları takip ettiklerim arasında.

_Origami kağıtlarını nasıl, nereden ediniyorsunuz? Kare şeklinde olan her kağıtla yapılabilir mi? Sanırım el işi kağıdı da kullanılıyormuş ama özel bir kağıdı da varmış…

Kağıt konusu başlı başına bir derya… Özel yapım kağıtlardan duvar kağıtlarına, çikolata kağıtlarından dosya kağıtlarına kadar her türlü kağıdı kulanıyorum. Temel eksende kağıtlar kare olmakla beraber üçgen, beşgen, altıgen ve sekizgen kağıtlar da kullanılıyor.

_ Eminim zaman içerisinde pek çok figürü oluşturmuşsunuzdur ve hepsi sizin için değerlidir ama en çok sevdiğiniz, belki odanızın baş köşesinden ayıramadığınız yapmaktan en çok keyif aldığınız figür(-ler) var mı? Instagram hesabınızda geometrik formlar, çiçek şekilleri vb.i sıkça görüyorum…

Evet. Zaten bir kez kağıdı katlamaktan mutluluk duymaya başladığınızda katlamak hayaliyle yandığınız pek çok modelin düşüncesiyle yaşamaya başlıyorsunuz. En sevdiklerim arasında kusudamalar geliyor. Kitaplığım üzerinde hiç ayırmadığım modellerim var. Bunun dışında deniz ile ilgili tüm formları da çok seviyorum. Kayıklar, balıklar, deniz atları, midyeler.. Ve tabii tek parça kağıttan oluşan dokular katlamayı çok seviyorum.

_ Origaminin konsantrasyonu, beynin iki tarafını aynı anda çalıştırdığı için geliştirdiği, stresi attığı gibi yararlarından bahsediliyor. Size nasıl katkıları oldu, bunu kendi gözlemlerinizden nasıl anlatırsınız?

Tam olarak nasıl anlatacağımı kelimelerle ifade edemedim; ama şöyle de diyebiliriz sanırım: Size ilham veren bir klasik müziğin sürekli kafanızın içinde çalması gibi; baktığınız, anlamlandırdığınız herşeyin içinde o notaların ritmi var gibi… Sebat eder ve çalışmaktan asla vazgeçmezseniz mutlaka güzellikleriyle karşınıza çıkıyor.

_ Yakında Ankara Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde açılacak serginizden bahseder misiniz? Nasıl eserler görecek ziyaretçiler, nasıl bir araya getirildiler? “Kesişmeler” temasının hayatınızda da bir yeri var mı origami dışında?

Bu sergi benim için çok özel. 31 Ekim- 6 Kasım tarihleri arasında izleyicileriyle buluşacak. Üzerinde çok düşünülmüş, herbir detayı emek harcanarak biçimlendirilmiş bir sergi. Yıllarca dünyadaki origami müzelerini, origami çalışmalarını, ustaların sergilerini izleyerek oluşturduğum bir konsept. İstedim ki, Türkiye’de de dünya çapında müze formunda ve tadında bir sergi olsun.  Dolayısıyla dokulardan, turna kuşlarına, kartlardan kutulara, denizden gelen ögelere kadar, tadında ve süslemeden uzak, dupduru halleriyle bir sergi hazırladım. Hepinizi davet ediyorum. Kesişmeler ismine gelince; kağıdı katladığınızda birbiriyle kesişen pek çok çizginin içinde forma dönüşen yola çıkabilmek, izleyicisiyle bir araya gelebilmek anlamlarını içeriyor.

_Çocuklarla da origami çalışıyor musunuz? İlk kez deneyecek birine hangi figürü önerirsiniz?

Evet, çocuklarla da çalışıyorum, onlarla çalışmak çok keyifli. Uçaklar, kuşlar, kurbağalar gibi formlar çalışıp, sonra da onlarla oyunlar kuruyoruz. Gerçekten çok keyifli ve bol kahkahalı oluyor.

_Origami günümüzde modadan teknolojiye, mühendislikten matematiğe hobi veya sanat dışında da pek çok amaçla kullanılıyor. Siz geleceğini nasıl görüyorsunuz? 

Mikro cerrahiden uzay teknolojilerine kadar kullanılan bir alan origami; bu açılardan da insanlığa  katkıları çok fazla… Bugün açılıp kapanan mobilyaların bile temelinde origami mantığı kullanılmakta. Geleceğin teknolojisinin origami temelli olacağına yürekten inanıyorum.

_ Bize şimdiye kadar en uzun süre ve emek harcayarak oluşturduğunuz eserinizden ya da şu sıralar katladığınız işinizden bahsedebilir misiniz? Nasıl bir çalışma ortamınız var?

Açıkçası bütün işlerime uzun emek harcarım. Bir kitabı defalarca okumak gibi, bir modeli de defalarca ve farklı kağıtlarla katlayarak bir nevi deney yapar gibi çalışırım.

Çalışma ortamımın içinde mutlaka oğlum da vardır.Daha beş yaşında olduğundan onun ihtiyaçlarını da karşılayarak, bazen işe ara vererek ,bazen de gece yarıları uykusuz kalarak çalışırım. Bu işi seviyorsanız bir kahve içerken bile bir kayık katlayabilirsiniz mesela…

_ Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Instagram hesabınız dışında sizi ve işlerinizi takip edebileceğimiz, size ulaşabileceğimiz başka bir online mecra var mı? 

Bu röportaj için teşekkür ederim… Dediğim gibi, origaminin Türkiye’de çok daha bilinir, görünür olmasını; resim,heykel, seramik gibi plastik sanatlar içinde yer alarak üniversitelerde okutulmasın, bu işe gönül vermiş kişilerle bir araya gelerek workshoplar ve büyük sergiler düzenlemek isterim…

Web sayfam: banu1.com ama yenilenmekte.

Her zaman sevgiyle…

Origami hakkındaki bu röportaj hoşunuza gittiyse ve farklı sanat dalları tanımayı seviyorsanız, thecellist’in yaprak sanatçısı Müge Kaya ile röportajını da okumalısınız!

Tüm eserler sanatçı Banu Balcı’ya ait olup kendisinin izniyle kullanılmıştır.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?