Sanatın temsil gücünün ışığında, önemli bir soruyu görünür kılmaya çalışan bir sergi: ”Gidebileceğimiz Bir Yer Biliyorum”…

Serginin ismi tıpkı içeriği gibi insana daha ilk başta umut aşılıyor. Hepimiz sıklıkla bir şeyleri bırakıp gitmek istiyoruz, haydi gitme kararı aldık diyelim, ”nereye” sorusuna verilecek cevabımız var mı? Yok!

Ama ben biliyorum! Bergsen & Bergsen galeride Fırat Arapoğlu küratörlüğünde sergilenen ”Gidebileceğimiz Bir Yer Biliyorum” adlı karma sergiyi gördükten sonra, evet biliyorum…

antonio cosentino-isporta

Sergide, Türk ve yabancı olmak üzere dokuz çağdaş sanatçı, eserlerinde kendi gidebilecekleri yerleri yorumluyor ve gösteriyor bizlere… Sergi; siyasal, ekonomik ve kültürel açıdan birey ve toplumun ne denli hayal kırıklığı yaşasalar da, gidebilecekleri bir yer olduğuna,  bir umut mekanı arayışına farkındalık yaratıyor…

Umudu, umut mekanlarını ya da umut mekanlarına dair pozitif/negatif beklentileri nasıl görünür kılabiliriz sorusuna cevap veriyor. Serginin çıkış noktası, hepimizin çokça duyduğu Arap Baharı.. ve daha sonrasında ülkemizde yaşanan olaylar. Bunların hepsinde belki bir ayaklanma var ama her zaman içimizde bir umut var yaşanan olaylardan sonra… ve umuda karşı gidilebilecek de bir yer var…

Galerinin girişinde büyük bir mavi konteyner karşılıyor gelenleri… Çok geçmeden konteynırın girişinde yerdeki kumlar fark ediliyor… Biraz daha içeriye odaklanıldığında ise gelişigüzel, az önce çıkarılmış da kumsala bırakılmış ayakkabılara dikkat çekiyor… Ve ekranda masmavi bir deniz.. Evet burası da bir umut mekanı, hem de en engininden…  Juan Del Gado’nun “Fleches sans corps” Vücutsuz oklar eseri bu! Sergileme şekli, konusu gibi çok ilgi çekici… Sanatçı, galerinin ortasındaki büyük mavi konteynırın içinde göçü ve trajik sonuçlarını anlatıyor… Batıya göçü, iyi bir hayat ümidiyle göç eden insanların yaşadığı travmayı kendi gözünden aktarıyor ekrana… VideoArt ile çevresel sesler ve enstalasyonun birlikte kullanıldığı, seyirciyi içine çeken, umudu içimizde yeşerten bir çalışma…

… ve diğer eserler, hepsinde ana tema umut mekanları… Antonio Cosentino, Mustafa Pancar, Gül Ilgaz, Özgür Kormazgil, Didem Ünlü, Maria Papadimitriou, Simeon Stoilov, Juan Del Gado ve Yeni Anıt’ın eserlerinde… Fırat Arapoğlu küratörlüğünde farklı disiplinlerden sanatçılar birarada… “Gidebileceğimiz Bir Yer Biliyorum” sergisi, 26 Ekim tarihine kadar Bergsen & Bergsen Galeri’de sanatseverler tarafından ziyaret edilebilir…

Serginin Bienale paralel bir sergi olması da ayrıca önemli…

Bergsen & Bergsen Adres: Hoşsohbet Sok. Selenium Panorama Residence No:1 Gayrettepe / İstanbul

“Gidebileceğimiz Bir Yer Biliyorum” : 17 Eylül – 26 Ekim

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?