Yapılması gereken işler, kafamızda dönüp duran kaygılar ve bir türlü “şu anda” bulunamayan zihnimiz bizi yordu bu sene. Güneşi gördükten sonra, bu günlerde ısınan havayı da hissettiğimize göre her şeyden kaçmak için güzel bir hafta sonu olabilir diye düşünüyorum. Zihninizi dinlendirip nefes aldığınız ve kafanızı kurcalayıp duran onlarca şeyi kenara bırakma keyfini doyasıya yaşadığınız iki gün için size bazı önerilerim de var!

IMG_3737scopy

MindBody Festivali’ni değerlendirmenizi kesinlikle tavsiye ediyorum çünkü bu etkinliğin nefes almak için en uygun seçenek olduğunu söyleyebilirim! Her gün spor salonuna gitmenin sonra yoga yapmanın, pişmemiş gıdalarla veya proteinle beslenmenin “sağlıklı olmak” anlamına gelmeye başladığı şu günlerde sağlığın gerçek anlamını aramaya ihtiyacımız var; bu etkinlik ise her birimiz için doğru bir başlangıç olabilir. Sağlıklı olmak bedenin yanında ruhumuzla da bağlantılı. Beden ve ruh sağlığına sahip olmak ise aslında insanların düşündüğünden çok daha kolay. Sadece doğru yaşam tarzını bulmak yapılması gereken, “doğru” olan ise sizin için uygun olan, sizi mutlu kılan. Yani sağlıklı ve mutlu olmanın yeryüzündeki insan sayısı kadar ihtimali var! MindBody Festivali’nin organizatörleri insanlardan kendilerine şu soruları sormasını bekliyor: “Beni ne mutlu ediyor? Mutlu olduğumda ne kadar sağlıklıyım?” İnsanın içine yaptığı yolculuğun sonu yok ve sürekli, bitmeyen bir arayış içindeyiz. Bu festival sizi benliğinizi keşfetmeye çıkaracak; belki aklınızdaki sayısız sorunun kimine yanıt bulacaksınız kimi hakkında daha derin düşünmeye başlayacaksınız, belki bunlara yenilerini de ekleyeceksiniz. Arayış içinde olan bir çok insan ile bir araya gelebileceğiniz bir platform olan MindBody Festivali 3-4-5 Haziran’da Bilgi Üniversitesi santralistanbul Kampüsünde gerçekleşecek. Çeşitli etkinlikler, atölye çalışmaları ve seminerler ile çimlerin üzerine kurulmuş pazar alanında yapacağınız keşifler için bu etkinliği kaçırmamanızı öneririm.

201505241622_16

Bu güzel havada kum, güneş ve soğuk bir bira ise şiddetle tavsiye edilebilecek bir başka muhteşem üçlü olabilir, bir de buna eklenecek olan harika “canlı” melodiler ile zihininizin dinlenmemesi mümkün olmayacak. Eğer tercihiniz bu üçlüden yana olacaksa, deniz kıyısında, 4 Haziran’da gerçekleşecek Babylon Soundgarden yaz açılışı yaparken ruhunuzu beslemek açısından sizin için harika seçenek oluyor. Babylon Soundgarden’da bu sene; folk müziği elektronik ritimlerle birleştiren, Stolen Dance ile herkes tarafından bilinen Milky Chance, Max Colombie’nin harika vokali etkisiyle de oldukça sevilen şarkılarıyla elektronik pop grubu Oscar & The Wolf, yaz başında yayınlanacak albümleri Fırtınayt‘ın özel sahne prodüksyonuyla bizi nisan ayında da büyülemiş olan Büyük Ev Ablukada, Londralı enerjik grup Is Tropical, Jamie Woon, Jacques Greene, Jimmy Edgar, Tiger & Woods, Débruit, Kaan Düzarat ve Tufan Demir gibi birçok güzel isim de yer alıyor. Gün boyu devam edecek etkinliklerle ziyaretçiler festivalin tadını çıkarırken yazı karşılıyor. Denizin, kumun yanında ve iyi müziğin tüm gün keyfini sürmek isteyenler, bu hafta sonu için sizin adresiniz Kilyos olmalı.

Burgazada_Ada-Sokakları11

İstanbul’dan bir-iki günlüğüne kaçmak için harika seçenekler var ve genelde Burgazada daha geri planda kalıyor. Belki de bunun etkisiyle benim en sevdiğim ada ama bunun, çok fazla keşfedilmemiş oluşunun, yanında Sait Faik’in de bunda çok büyük bir etkisi var. Eğer kalabalıktan gerçekten kaçmak, yanınıza en sevdiğinizi alıp nefeslenmek isterseniz, vapura atlayın bir sabah. Burgazada’da inin çünkü Sait Faik, çünkü bu havalara en çok yakışacak olan dondurma, çünkü güzel bir buzlu kahve… Çünkü yanınızda size nefes aldırabilen insan ile, belki en kısa ama en dinledirici tatilinizi yapabilirsiniz. Burgazada’yla bütünleşmiş olan, Türk edebiyatının en sevdiğim isimlerinden Sait Faik’in yaşamını anlatmasının yanında manzarasıyla da bir harika olan müze mutlaka uğranılacak yerlerden biri oluyor. Tabii müzenin yanında tüm adayı dolaşmak isteyeceksiniz. Adanın yokuşlarını tırmanıp en güzel manzaralara hayran kaldıktan sonra hissetmeye başladığınız yorgunluğu atmak için kahve içmek ise sadece adada değil, her zaman en sevdiğim ve tavsiye edeceğim yollardan biri! Benim gibi yorulduğunuzu hissettiğinde veya sadece keyif için bu yaz aylarında buzlu bir kahve isteyenler için de 3. nesil kahvecilerin en sevimlilerinden Four Letter Word Coffee Burgazada’da sizleri bekliyor. Kongo kahvesini kendilerine özgü yöntemleriyle yaparken kulağınıza iliştirdikleri güzel müziklere bir de adanın havası eklenince bu kahvenin dinlendirici olmaması mümkün olmuyor. Tüm gezintiden sonra adadan dönmeden sıra yakılan o kalorileri geri almaya gelecek! Burada olmanın en güzel yanı İstanbul’un o karmaşasından uzaklaşmanın yanında o doğal ve lezzetli dondurmalardan yemek olabilir. Tadını çıkarın ve nefes almayı unutmayın.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

FAVORİ YAZILAR