Kim Ki-duk çok yakın bir zamanda korona yüzünden vefat eden Güney Kore sinemasının önemli yönetmenlerinden biri ve göstergebilimsel analizin birçok imkanını çok değerli bir biçimde sunduğu için göstergebilimsel analiz yaparken onun filmlerini seçtim. Yönetmen Kim Ki-duk, filmlerinde genellikle erkek karakterler üzerinden kadına şiddeti ele alarak, sistemsel bir eleştiride bulunur. Bu eleştiri erkeğe halk tarafından verilen erk kavramını tanımlarken bu öğeler göstergelerle ele alır. Yönetmen Kim Ki-duk göstergebilim imajları okurken bize bir yöntem sağlar. Bu analizde uygulayacağım en temel yöntem göstergeleri analiz ederken onların temel anlamlarını ve yan anlamlarını açığa çıkartmak olacak. Bunları yönetmenin sinematografisi içerisinde nasıl konumlandırdığı nasıl ele aldığı meselesi beni ilgilendiriyor.

screenshot_20231114-230313_office
Fotoğraf: İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış ve İlkbahar

Kim Ki-duk ‘un İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış ve İlkbahar filmini göstergebilimsel olarak incelediğimizde ilk olarak İlkbahar dönemiyle başlıyoruz.

İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış ve İlkbahar Üzerinden Kim Ki-duk Sineması

İlkbahar

screenshot_20231114-230637_office
Fotoğraf: İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış ve İlkbahar

Filmin başlangıç sahnelerinin birinde aslında ilkbaharın çocukluk ve masumiyet dönemlerine denk geldiğini görüyoruz. Dolayısıyla da burada temel gösterge olarak aslında doğaya ait bir unsurun ilkbahar dönemi olarak nitelendirdiğimiz süreci insan yaşamında da çocukluk dönemine denk geldiği bu sebeple çok net bir gösterge rolü oynadığını söyleyebiliriz. Burada çocukluk bizim temel anlamımız ve tabi ki çocukluğun burada ifade ettiği yan anlam ise masumiyet oluyor. Yani günahsızlık. Bütün o günahlardan arınma aynı zamanda birçok şeyin farkına varamama. Çocuk olarak zihin anlamlandırmaya yetmiyor. 

Filmde de bu sahnede bizim gördüğümüz şu: Ustası yani kendi hayatının sonbaharını yaşayan yada olgunluk dönemini yaşayan ustasının, henüz hayatının ilkbaharını yaşayan o çocuğu nasıl değerlendirdiği daha doğrusu o çocuğa nasıl bir öğretim metodu ile aslında bazı şeyleri öğrettiği… Bu sahnede sırtına taş bağlamış durumda ve çocuk filmin başlangıç sahnelerinin birinde yataktan sırtında bağlanmış bu taşla kalkmaya çalışıyor. Kendi çocukluğunda ilkbahar döneminde bir şeyler öğrenmeye çalışıyor.

Yaz

screenshot_20231114-230858_office
Fotoğraf: İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış ve İlkbahar

Yaz dönemine geçtiğimizde yaz doğanın bir ifadesi. Ancak esas önemli olan nokta ‘‘O ne ifade ediyor?’’ dediğimizde insan hayatında gençlik ve haz dönemine denk geliyor. Gençlik burada temel anlamımız. Gençliğin yan anlamı dediğimizde haz ortaya çıkıyor. Bu sahne filmimizde çocuk karakterin kendi gençliğine eriştiğinde bir cinsel münasebet sonrası ustasının bunu hissedip yada o anlamı o sahneyi ifşa etmek için taşa suyla yazı yazması. Taşa suyla yazı yazma sahnesi birkaç defa devam ediyor. Taşa suyla yazı yazıyor. Su buharlaşıp gidiyor. Gençlik, haz dediğimiz şey insan hayatında gelip geçiciliğe , uçuculuğa sahip . Bu uçuculuğu bizim görmemizi sağlayacak çok temel bir unsur. 

Sonbahar

screenshot_20231114-231009_office
Fotoğraf: İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış ve İlkbahar


Sonbahar karakterimizin yetişkinlik dönemi. Yan anlam olarak acı ve öfke karşımıza çıkıyor. Karakterimiz kendisine acıyor. Karakterimizin bir acısı var içerisinde, eşi onu aldatmış ve o da eşini öldürmüş. Öldürdüğü eşine dair içinde öfkeler var. Bu karmaşıklığı kendi içerisinde yaşıyor. Ve bu onun yetişkinlik dönemi. İlkbahar döneminde çocukluğunu gördüğümüz karakterimiz, yaz döneminde gençliğinin, heveslerinin peşinden koşan birini görürken sonbahar döneminde yetişkinleştiğini, hatalarıyla yüzleşmeye başladığını ve bu karede de hatasıyla yüzleştiğini gördüğümüz sahne var. Kendisine acımayı bırakıyor. 
Kendisine öfke duymayı bırakıyor. Ve bu acısıyla , öfkesiyle yüzleşerek filmin hikayesi içerisinde hapishaneye gitmeyi kabul ediyor. Sahnede yerde yatan karakterimiz bizim hapishaneye gidecek baş karakterimiz. Yanında da polis duruyor. Bu sahneden sonra o polise kendini teslim ediyor.

Kış

screenshot_20231114-231125_office
Fotoğraf: İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış ve İlkbahar


Kış dönemine geldiğimizde karakterimiz artık hapisten çıkmış ve kendi yaşlılık dönemine denk geliyor. Karakterimiz sessizliğe ermiş, kendi içerisinde sessizleşmiş, kendisiyle hesaplaşabilmiş bir insanı görüyoruz. Bu filmin başında ustasının sırtına taş bağladığı, ve ilkbahar döneminde görmüş olduğumuz o çocuk artık kendi kışını yaşarken ustasının ona yaptığı şeyi kendi kendisine yapıyor. Kendisini terbiye etmeyi öğrenmiş durumda. Sessizliğe kavuşmuş.

İlkbahar

İlkbahar yeniden doğum kavramıyla denk geliyor. Doğanın göstergelerini biz burada görmüş olduk. İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış. Kışla birlikte doğanın döngüsü bitti. Ve tekrardan biz kışın bitmesiyle birlikte ilkbahara dönüyoruz. Kim Ki-duk burada çok güzel bir şey gerçekleştiriyor. Bu gerçekleştirdiği şey yeniden doğum anı. Bu yeniden doğum anı bizim ustamızın kendi yaşlılığı, kendi kış dönemi, fotoğrafın sol tarafında ise doğanın döngüsünün yeniden hayat bulacağı, ilkbaharın tekrar yaşanacağı bir çocuk kahraman var. Döngüselliği göstermesi açısından ciddi göstergelere sahip bir film. İnsan yaşamı ile doğanın dönüşümünü örtüştüren, temel ve yan anlamları ile birlikte açığa çıkartan bir şey görüyoruz.  Son olarak Yönetmen Kim Ki-duk ‘un göstergebilimsel çözümleme yöntemlerini seçme sebebine gelecek olursak Kim Ki-duk’un sinemasını şekillendirirken yoğun semboller kullanması ve göstergelerle düşüncelerini anlamlandırma yolunu seçmesidir, diyebiliriz.

Kapak Fotoğrafı: İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış ve İlkbahar

İlginizi çekebilir: Sine Magger’dan Bong Joon-ho Filmleri