Çocukluğun nerelerde geçti deseler, birkaç yer söylerim: benim çocukluğum Şişli’de, Büyükada’da ve o zaman evimizin olduğu Levent’te geçti. Neden Şişli derseniz, anneannem Şişli’de Hanımefendi Sokak’a yakın oturuyordu, o yüzden ben Şişli ve etrafında büyüdüm. Eski adı Tatavla olan Kurtuluş’a da sık sık gelirdim. Benim küçüklüğümde ve tabii öncesinde buralarda hep gayrimüslimler yaşardı. Kurtuluş taraflarında daha çok Rumlar’ın, Şişli’de ise Yahudiler’in evleri vardı. Bomonti-Feriköy-Kurtuluş tarafları şu anki halinden çok farklıydı. Şimdi ise bu taraflar sürekli olarak bir yenilenme ve popülerleşme halinde. Yaşayan profili biraz değişmiş olsa da, hala eski tatlarını bozmadan devam eden Kurtuluş’un klasik ve vazgeçilmez mekanları, aynı zamanda yeni açılan cafeleri burayı sevilesi bir semt yapıyor. Peki benim bildiğim kadarıyla Kurtuluş’un mekanları nereler? Gelin başlayalım…

Birkaç sene önceydi; eski bir Kurtuluş lokali olan sevgili Deniz Özdağ bizi Kurtuluş’ta bir lezzet turuna çıkarmıştı. İnanılmaz keyifli bir gündü! O tur, önünden geçip önceden denemediğim tattırmış veya çocukluğumda yiyip sonraları ne yazık ki unuttuğum tatları hatırlatmıştı. Yanlış hatırlamıyorsam ilk Pelit Turşucu’sunu ziyaret etmiştik. Sonrasında da Damla Dondurma, Nazar Pastanesi, Tuşba şeklinde kalori bombardımanı turumuza devam etmiştik.

Pelit Turşucusu

Kurtuluş Caddesi üzerindeki Pelit Turşucusu 1956’dan beri aynı ailenin yürüttüğü gerçekten enfes turşuları olan bir dükkan. Buranın turşularını canım o kadar çekti ki, atladım arabaya Kurtuluş’a gittim. Eve yarım kilo turşu alırken, orada da bir bardak turşu suyu içtim. Çok iyi geldi! Pelit’te bamya turşundan erik turşusuna birçok çeşidi bulabiliyorsunuz. Her birinin lezzetleri dillere destan. Yolunuz oralar Kurtuluş Caddesi’ne düşerse buraya uğramayı ihmal etmeyin. Not: Turşu koyan amcanın biraz aksi olduğunu söylememde fayda var. ;)

Nazar Pastanesi

Kurtuluş’a gelmişken, semtin en köklü pastanesi Nazar Pastanesi’ni de mutlaka ziyaret edin. Fikrimce İstanbul’un en lezzetli profiterollerinden birini yapan Nazar’ın en sevdiğim tarafı, yıllardır geleneksel tadını hiç kaybetmemiş olması. Profiterol değil de ekleri tercih edenlerdenseniz, Nazar sizin de imdadınıza yetişecek. Birçok kişi Pelit’in eklerinin hayranıdır, işte ben de Nazar’ın eklerinin hayranıyım. Çikolatasının kalitesi ve kıvamı… Anlatılmaz yaşanır! :) Bu kadar Hristiyan vatandaşın yaşadığı bir bölgede paskalya çöreği olmadan olmaz. Kurtuluş mekanları arasında paskalyayı çok başarılı yapan başka adresler de var; ama Nazar’ınki de çok lezzetli. Unutmadan ekleyeyim; gluten yemeyenler için buranın Glutensiz profiterolü de var. Aklınızda bulunsun.

Damla Dondurma

İstanbul’a “gelato”lar gelmeden önce mahalle dondurmacılarına gider, oranın efsane dondurmalarını yerdik. Benim pek sevdiğim dondurmacılar; Büyükada’daki Sarıyer Dondurmacısı, Büyükdere’deki Sabri Usta, Bebek’teki Mini ve Kurtuluş’taki Damla Dondurma. 1994’ten beri Kurtuluş Caddesi’nde yer alan, Hürriyet Gazetesi’nin “En İyi 10 Dondurmacı” listelerinden birinde ilk 10’a girmiş minicik bir dükkan olan Damla’da, karamel ve sadesini denemenizi tavsiye ederim. Boza sevenler not alsınlar; Damla’nın bozası da çok meşhur.

Nazar’ın paskalya çöreğini çok beğenirim ama yazının başında bahsettiğim Deniz ile olan turumuzda özel bir yer daha keşfetmiştik. Belki de hayatımda yediğim en lezzetli paskalya çöreğini 1968’de kurulan bu pastanede yemiştim ve pastanedeyken sahibiyle kısa bir sohbet etmiştik. Sakızlarını Yunanistan’dan belirli bir bölgeden getirdiklerini, eğer getiremezlerse de çöreklerinde sakız kullanmadıklarını söylemişti. Kısacası, paskayla çöreği seviyorsanız, özellikle sakızlısını tercih ediyorsanız direksiyonu Arma’ya doğru çevirin.

Tuşba ve Tadal

Senelerin mezecisi Tuşba’dan hiç memnunsuzluğum olmadı ancak genel olarak yorumlara baktığımda birçok kişinin hem lezzetten, hem çalışanların tavrından hem de fiyatlardan şikayetçi olduğunu görüyorum. Böyle yerleri tavsiye etmekten biraz çekiniyorum çünkü Roma’daki en leziz Pompi’nin, Beyoğlu’ndaki İnci Profiterol’ün bozduğu bir dünyada yaşıyoruz. Eğer Tuşba’ya giderseniz buranın çerkez tavuğunu, patlıcan salatasını ve topiğini yemenizi tavsiye ederim. Ancak, Kurtuluş’ta başka bir mezeci önerisi arıyorsanız, leziz Ermeni mezeleri yapan, Ergenekon Caddesi üzerindeki Tadal’ın lezzetleri de şahane. Burası da topiğiyle çok meşhur. Bir gece dostlarınızı çağırın; Tadal’dan en leziz mezeleri alın ve harika bir akşam geçirin. Bu aralar nefis ev yapımı Ermeni mezeleri yapan bir meyhane arayışındayım. Bildiğiniz var mı? Varsa bana yazabilir misiniz? :)

Kurtuluş Caddesi’nin bir diğer sakini ise 141 numarada konumlanan Baraz Apartmanı. Türkiye’nin en önemli sanat galerici ve koleksiyoncularından biri olan Yahşi Baraz’ın apartmanı olan Baraz Galeri, içerisinde Burhan Doğançay’dan Mehmet Gün’e önemli sanatçılarla beraber genç sanatçıları da barındırıyor. Önceden arayarak geleceğinizi söylerseniz, katları ve içerisindeki sanat eserlerini gezebiliyorsunuz. Biz geçtiğimiz sene gittiğimizde Yahşi Bey bizi en üst kata, kendi alanına çıkarmıştı. Binlerce sanat kitabı ve tablo ile dolu olan bir çatı katı düşünün. Yahşi Bey’in ofisi tam film sahnelerinden fırlamış bir yerdi.

Peki hep klasiklerden bahsettim… Peki Kurtuluş’ta güncel neler oluyor? Kurtuluş, son senelerde minik cafe ve restoranların açıldığı bir bölge olsa da komşusu Bomonti ile yarışamıyor. Bomonti, son senelerde gerçekten aldı başını gitti. Çok yakın zamanda keşfettiğim, Bomonti’de açılan Batard da bunun en iyi göstergelerinden oldu. Ancak, Kurtuluş’taki mekanlar deyince akla cafe’ler de geliyor. Calzonları ve açık sandviçlerini tavsiye ettiğim, çalışanlarının çok iyi insanlar olduğu Fill’de yemek ve kahve molası verebilirsiniz. Etraftaki kedilere isim takmışlar ve hepsine çok iyi davranıyorlar. Sapsarı dış cephesiyle Kurtuluş’un en şirin yerlerinden biri olan, Punto’ya da kahve için uğrayabilirsiniz. Bunların dışında bölgede akşamları içkinizi içebileceğiniz, Kafital, Juliet ve Ada var. Ben buralara daha gitmedim, ama kafaları farklı geldi; listeme aldım.

Marika Kurtuluş

Geçtiğimiz aylarda konsept değiştiren Marika’da Kurtuluş’un en eski sakinlerinden biri. Hafta sonları brunch konsepti ile hizmet veren, diğer günler çeşitli tasarımcıların ürünlerini bulabileceğiniz bir tasarım mağazası-cafe olan Marika’da dönem dönem tematik menülerle pop-up akşamlar da oluyor. Instagram hesaplarından bu günleri takip edip rezervasyon yaptırabilirsiniz. Eğer hafta sonu, brunch’a gelecekseniz de organik poşe yumurtayı denemelisiniz.

Daha fazla uzatmadan yazımı sonlandırmak istiyorum. Kurtuluş gibi bölgelere tatlı cafeler açıldığı zaman çok mutlu oluyorum; çünkü buralar değişen insan profili yüzünden bizim pek heyecanla uğramayı tercih etmediğimiz bölgeler olmaya yüz tutuyorlar. Kurtuluş Caddesi’ne ilk bakışta insan kalabalığı ve trafik görürken, ara sokaklara girince şirin mekanların sahipleriyle tanışıp ülkede hala çok güzel şeyler olduğunu fark etmek insana çok iyi geliyor.

Not: Kurtuluş ve çevresinden haberleri yine sevgili Deniz Özdağ’ın Tatavla Postası hesabından takip edebilirsiniz.

Sevgiyle kalın.

İlginizi çekebilir: Lisya Kalma’dan “Büyükada Önerileri: Hem de Bir Büyükadalı’dan!”

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN