Benim için Bangkok; gökdelenlerinden yıkık dökük evlerine, sokak satıcılarından Michelin yıldızlı restoranlarına, kalabalık, sıcak, herkesin dilindeki gibi kaotik bir başkent. Tüm bu zıtlıklarıyla birlikte bir o kadar da gizemli ve eğlenceli aslında. Old Capital Bike Inn Otel de tüm bu kelimeleri içinde barındıran, karmaşanın içerisinde bir huzur noktası.

Aslında Hangover 2’yi izledikten sonra, Bangkok’a giden herkesin yaşayacağı türden bir endişeyle baktık şehre. Ancak otele adımımızı attığımızda, Ağustos sıcağında buz gibi bir içecek ve Tayland’ın geleneksel tatlısıyla karşılandık. Sonradan anladık ki, bu otelde mutfakta pişen her şeyin ikram edilmesi olağan bir aktiviteymiş. Küçük bir kapıyla bağlanan otelin girişi ise adeta Instagram’da hikayeleri ardı ardına sıralamak için tasarlanmış, geçmişle geleceğin muhteşem birlikteliğiyle saatlerce oturup kitap okunabilecek bir ortam yaratılmış. Biz otelin süper tatlı çalışanlarıyla iletişimi henüz İstanbulda iken kurmuştuk. Kısıtlı vaktimizde gezebileceğimiz yerleri, havaalanı-otel transferini bize hızlıca ve çok detaylı açıklamışlardı. Kendilerini tanıyınca da fikrimiz değişmedi, bu gerçek bir Tay misafirperverliğiydi!

Biz konaklamak için bahçe teraslı suiti seçmiştik. Odamıza geçtiğimizde yatağın üzerinde adıma el yazısı ile yazılmış bir not ve küçük bir hediye buldum. Böyle minik sürprizlere hangimiz mutlu olmayız ki?

 

View this post on Instagram

 

A post shared by Old Capital Bike Inn (@oldcapitalbkk) on

Oda geniş bir yatak ve kullanım alanının dışında bir küvet bulunan cam tavanlı çiçeklerle dolu bir terasa açılıyordu. Küvetin arkasındaki duvarda ilgi çekici bir resim bulunuyordu. Oda ve teras da otelin kalanı gibi aile yadigarı antika eşyalar ve porselenlerle doluydu ancak misafirlerin rahatı için gerekli tüm teknik imkanlar da unutulmamıştı.

Hızlıca hazırlanıp kendimizi şehrin sokaklarına atmak istediğimizden öğlen saatlerinde güneşli terasımızın keyfini pek çıkaramadık. Kapıdan çıkar çıkmaz Grand Palace, Khaosan Road gibi turistik merkezlere 10 dakika mesafede olduğumuzu anladık ve kendimizi bir kez de lokasyon tercihimizden dolayı tebrik ettik. Bu harika seçimleri taçlandırmak için aldığımız minik ananasların tadı hala damağımda. Sahi nasıl bu kadar lezzetliler? Otel her ne kadar görmek isteyeceğimiz birçok yere yürüme mesafesinde olsa da, Bangkok trafiğinden kaçmak adına ücretsiz bisiklet kiralama hizmeti veriyordu. Bununla birlikte, konaklayan misafirler için ücretsiz bisikletle gece turu aktiviteleri de vardı ki bir gecemiz daha olsa kesinlikle katılırdık. Bangkok’un teraslarından birinde geceyi geçirmek niyetindeyseniz (yine Hangover 2’ye referans vererek Sky Bar diyeceğim), Tayland’ın tıkır tıkır işleyen uygulaması Grab ile istediğiniz yere konforlu ve güvenli bir şekilde ulaşabilirsiniz.

Bangkok’tan ayrılırken uçağımız sabahın çok erken saatinde olduğundan, Old Capital Bike Inn’in muhteşem kahvaltısını yapmak için zamanımız olmadı. Anahtarımızı teslim etmeye gittiğimizde, havaalanında atıştırmamız için hazırlanmış sandviçlerimiz böyle bir beklentimiz ve talebimiz olmamasına rağmen bizi bekliyordu. Otelden mutlulukla ve tekrar yolumuz düşerse başka bir yerde konaklamayı düşünmeyeceğimizi tekrarlayarak ayrıldık.

İsterseniz bizim gibi uzun bir tatil arasında dinlenme molası için ya da başlı başına şehirde güzel bir tatil geçirmek için Bangkok’a uğramış olun, zincir otellerde kalmak yerine farklı bir deneyim arıyorsanız, Old Capital Bike Inn’de kalmaktan pişman olmayacağınıza eminim.

Websitesi Instagram

İlginizi çekebilir: Tuğçe Kaya’dan Bangkok Phuket Turu Yorumlarım

 

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN