Almanya’nın hafızamdaki sembolleri hep klişelerden ibaretti. Acı vatan, Alamancı halaların getirdiği nescafe, Barbie bebek, Nivea krem, çikolata ve sokaklarındaki bol bol Türk… Ama Almanya hiç o imgelerden ibaret bir yer değil. Bavulumu toplayıp Berlin yoluna düştüğüm an aslında “Alice Harikalar Diyarı”na yolculuk yaptığımın hiç farkında değilmişim. Son yıllarda dillere destan gece hayatı ile nam salan Berlin’de mutlak uğranmalı en eğlenceli yerler.

Berlin Gece Hayatından Önemli Notla: En İyi Berlin Kulüpleri

Berghain Panaroma Berlin Gece Hayatı 

Berghain

Gece hayatı aşıkları için adı bile yeter… Berlin’e varmadan en çok duyduğum söz şuydu, “Berghain’a girmeden Berlin’e gitmiş sayılmazsın.” Haklılar! Avrupa’nın en önemli tekno müzik mabedi… Eski bir trafo binası, şimdinin dans müziğinin er meydanı. Cuma gidiyoruz, gece 3′de… S-Bahn’dan inip yürüyoruz, mekanı kafada büyüttüğümüzden gördüğümüz taş yığını bize büyülü geliyor. Onca yol gitmişsiniz bir de içeri girememek var. Bugüne kadar gördüğüm en zor kapı girişi burada. Berlin’in tanınmış siması hem fotoğrafçı hem de doorman Sven kapıda karpuz gibi insan seçiyor. Yüzü dövmeli ve çarpıcı piercingleri ile bizi karşılıyor.

Girişte bir dreescode var. Katiyen Reina kapısı sanmayın burayı, ne kadar salaşsanız o kadar iyi. Ne kadar coolsanız o kadar iyi. Sven NewYork Times’a verdiği bir röportajında şöyle diyor, “İçeride bir parti yaratıyorum. Her tarzdan biraz serpiştiriyorum. Size baktığım zaman bir hikaye görmeliyim ki içeri girebilin.” Haklı, bizde giremeyeceğiz düşüncesi ile Sven’e bakıyoruz. Önümüzdeki iki grupta içeri alınmıyor, kimse kavga çıkarmıyor buna rağmen… “Ben kimi tanıyorum biliyor musun?” da demiyor! “Ok” diyip gidiyor. Bizde eminiz içeriye alınmayacağız. 5 dakika doormanlerin bizi uzaktan incelemesinden sonra bingo içerdeyiz. Çantalar kontrol ediliyor, fotoğraf yasağı söyleniyor. Bu önemli kulübe giriş 12 Euro… Buna şaşırın bence de…

İçerideki müzik muazzam sabah 6′da birden panjurlar açılıyor ve içeriye 5 dakika gün ışığı giriyor. Kopmalar bağırışlar. Ama öğreniyoruz ki Cuma, Panaroma kısmı açık. Berghain’ı görememişiz. “Nasıl olur” diyoruz ve Pazar günü sabah 6′da kahvaltı etmek yerine dansa gidiyoruz. Yine içeri alınıyoruz. Bir kapıdan içeri alınmak bu kadar mı mutlu eder! Berghain işte o dillere destan eğlencesi… Gidin, görün, ayaklarınız şişene kadar dans edin. Çıkışta sosisli yiyip, o kafayla mekanın yanındaki 1960′lardan kalma fotoğraf makinesinde de bir retro selfie’nizi de çekin.

Berlin hakkında detaylı ve eğlenceli bir yazı için ASLA YETMEZ: BERLİN yazısını da theMagger’da okuyun.

Chalet Club Berlin Barları

chalet-3

Yurt dışında eğlence önerilerine uymak lazım. Arkadaşımın Perşembe “Chalet iyidir” önerisi doğru çıkıyor. Kreuzberg’deki mekanın girişinde “Gençler iyi misiniz?” gibi bir durum kontrolü var. Bu da Berlin’deki tüm kulüplerde hastalık, kapıda ufak çaplı tip kontrolü yapıp, eğlenme yüzdeni kontrol etmek… Giriş 10 euro, kolunuza da “Smile” diye bir damga vuruyorlar. Harbiden gülüyorsun salon vitrininden hallice barından içki alırken. Gece 3′ten sonra parti başlıyor ve sabah 12′ye kadar sürüyor belki de daha uzun. İçeride kocaman bir bahçe var. Kamp ateşi etrafında oturuyorsunuz, arkada da DJ… Burası da savaştan kalma binalardan… İçeriye giriyorsunuz iki katta farklı DJ’ler farklı tarzda çalıyor. Bayağı salaş biraz da öğrencilerin takıldığı bir yer gibi burası. Ama çok güzel eğleniyorsunuz orası kesin. Mekandan dışarı çıktığında gün aydınlanmış Berlin’de başka bir parti sizi bekliyor oluyor.

Sisyphos Berlin Gece Kulüpleri

Sisyphos

Burası kesinlikle Beylikdüzü gibi bir yerde… Hatta bize yolu tarif eden biri, “Durakta inin, orası değil sanacaksınız ama orası” diyor. Tarif doğru… Bayağı geniş bir alanda olan mekan “açık hava” parti alanı. Plaj partisi atmosferinde dizayn edilmiş ve adeta bir karnavalın içine dalıyorsunuz. Giriş ise 10 Euro… Eski bir bina, her tarafında street art ve yalancı bir gölün etrafında oturuyorsunuz. Terk edilmiş otobüsün içinde geceden kalmış uyuklayan particiler. Biz öğlen gittik, ertesi gün çıktık desek doğrudur. Üç farklı sahne var. Pizzanı kemirirken dans edebilme lüksünüz var. İki ayrı sahnenin dışında gündüz bile gece izlenimi veren karanlıkların arasından geçtiğiniz bir sahne daha var. Karnavalları ile ünlü mekanda her türlü kostüm, her türlü hal ve tavır burada sizi karşılayabilir. Dikkat fotoğraf çekme yasağı burada da mevcut. Dinlenmek için de alanlar yapmışlar. Berlin’de partilemek yorucu biraz, buna hazır olmanız lazım. Bir partiye girip iki gün çıkamayabilirsiniz, eğlenmekten.

Prince Charles

PRINCECHARLES3

Ben iyi müzik de dinlemek istiyorum diyenler için… Eski bir giyim fabrikası olan mekanda Lady D kokteyli tadın. İçeride müzikten anlayan bir iki insanla da sohbet etmeden dönmeyin.

KitKat Club

Kitkat

“Anlattıkların bana yetmedi, acayip şaşırmak istiyorum” diyorsan. KitKat’e girip ağzın on karış açık kalsın, sonra etrafı gözlemekten eğlenme. “Hofff” diye de mekandan ayrıl. KitKat’den sonra akılda kalan sözler hep, “Berlin daha ne kadar şaşırtacaksın kuzum” oldu.

Watergate

W

Berghain’a giremeyen kitle burada. Kesin içerdesiniz, kanala karşı bir dans bir dans ki sorma… Gitmeden önce hangi DJ çalıyor bir bakın, acayip sürprizlerle karşılaşabilirsiniz.

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

MAGGERLARDAN GÜNCEL YORUMLAR
x
Newsletter'a üye olmadınız mı?