Eylül ayının öne çıkan kitapları; Hikayeler ve Çalı Horozu…

Bitik Adam, Thomas Bernhard

Okumayı çok sevdiğim, huysuz ama duygulu bir yazar Thomas Bernhard. Kitabını ilk kez okuduğum günü hatırlıyorum: kitaba başlamamla bitirmem bir olmuş, oturduğum yerden kalkamamıştım. Neden bilmiyorum… ‘’Bitik Adam’’ ise yazarın okuduğum üçüncü kitabı. Kitapta, anlatıcı ve arkadaşı olan iki kişinin piyanistlik serüveni anlatılıyor. Üç arkadaş arasından dehasıyla öne çıkan Gould, anlatıcı ve diğer arkadaşının piyanoyu bırakmalarına sebep olur ve kıskançlık, umutsuzluk ve arayış dolu hikaye burada başlar. Yazar, diğer iki kitabında da olduğu gibi, bir durum hikayesiyle okuyucuların karşısına çıkıyor. Bernhard sert üslubuyla bir kez daha sarsıyor.

 

Bir Kadın Düşmanı, Reşat Nuri Güntekin

İlk okumamın üzerinden seneler geçmiş… Bu kırgın aşk hikayesinden o kadar etkilenmiştim ki, günlerce düşünmüş, kafamda bir film uyarlaması bile yaratmıştım. Güzel ve şımarık paşa kızının, hırsı uğruna çirkin ve insanlardan uzak yaşayan Homongolos’u kendine aşık etmeye çalışması ve kitabın sonundaki dram beni kalbimden vurmuştu. Halbuki alışılmış, hatta klişe bir hikaye ama çocukluk işte…

 

Tufan Zamanı, Margaret Atwood

Birkaç sene evvel, kitap alırken çok araştırırdım, soruştururdum. Son zamanlarda ise, ‘kitap okurunu seçer’ düsturundan hareketle içimden geldiği gibi seçiyorum okuyacaklarımı. Ancak o zaman da bazı şeyleri atlayabiliyorum, mesela seri olan kitapları, mesela ‘Tufan Zamanı’ gibi… Neyse ki bu sefer, farkında olmadan, üçlemenin ilk kitabını almışım! Büyük felaketten sonra insanlar sıkıntı içindedir. Yiyecek bulamadıkları gibi, işlerinden de olurlar. Felaketten kurtulan Toby, yaşamını idame ettirmek için mücadele etmeye başlar ve ilk olarak kendine bir iş bulur. İşinde birtakım sıkıntılar yaşayınca Adem Bir, ona yeni ve bambaşka bir hayatın kapılarını aralar. Ancak hiçbir şey başta göründüğü gibi değildir…

 

Hikayeler, Ahmet Hamdi Tanpınar

Ahmet Hamdi Tanpınar’ı pek çok severim. Bu kitabıyla birlikte, sanıyorum, tüm kitaplarını okumuş oldum. Her kitabı bende ayrı yere sahip. Gerek romanları, gerek hikayeleri, gerekse şiirleri… Yazarın bu kitabı, ‘Yaz Yağmuru’ ve ‘Abdullah Efendi’nin Rüyaları’ ile birlikte dergilerde yayımlanmamış diğer öykülerinden oluşuyor. Diyebileceğim tek şey; şahane! ‘Abdullah Efendi’nin Rüyaları’nı daha önce okumama rağmen, sıkılmadan, bıkmadan ve merakla bir kez daha okudum. Bazı yazarların öyküleri romanlarından daha başarılı olur, ya da tam tersi. Fakat ben, Tanpınar’ın yazdığı her şeyi çok severek ve heyecanla okuyorum! Sizi bilmem…

 

Çalı Horozu, Michel Tournier

Tournier, her okuduğumda hayran olduğum yazarlardan biri. Önceki üç kitabını okurken zorlansam da vazgeçmemiş, inat edip bitirmiştim çünkü daha önce okuduklarımdan çok farklı, düşündürücü, etkileyici ve yaratıcı bulmuştum. Mitler ve semboller söz konusu olunca okuduklarımı anlarken zorlanabiliyorum fakat ‘Çalı Horozu’ndaki öyküleri okurken eskisi gibi zorlanmadığımı gördüm. Böylece okumakta direterek doğru bir karar verdiğimi anladım. Kimi zaman kelimelere dökmekte zorlansam da yazarın anlatmak istediğini, değindiği noktaları sezmek dahi keyif verdi bana. ‘Çalı Horozu’ndaki her öykü başlı başına bir çalışma konusu. Burada anlatmama imkan yok ki zaten kaynaklarım da yetersiz ama okurken zorlanmaktan korkmayanlar ve  gerçekten, iyi bir şeyler okumak isteyenler için Tournier biçilmiş kaftan!

 

Erbain, İsmet Özel

İsmet Özel ile ilgili birçok görüş ve fikir var ancak şiirleri ve şairliğiyle ilgili ortak görüş ‘çok iyi’ olduğuyla alakalı… Şiir okumayı severim ama şiirden anlar mıyım, şiir okumayı bilir miyim, bilmiyorum. Şiir okurken daha çok hissedip hissetmediğime bakarak karar veriyorum, sevdiğime ya da sevmediğime. Özel’in şiirlerini okurken ise zorlandım, anlamadığım çok yerl oldu ama okumaktan vazgeçemedim. Şiirlerde bir şey vardı ve bende okuma isteği ve merakı uyandırıyordu. Kitabın ortasına gelene kadar böyle geçti ancak sonrasında okuduğum şiirlerden birkaçı ve birkaç mısra vardı ki beni benden aldı. Bazen, biraz sabretmek gerekiyor.

 

Bütün Şiirleri, Sabahattin Ali

Bu kitapla birlikte Sabahattin Ali’nin de tüm külliyatını bitirdim. Kendisi en sevdiğim yazarlardan olmasa da sevdiğim yazarlardan biri… Ancak ben romanlarındansa öykülerini daha güçlü ve etkileyici buluyorum. Şiirlerine gelirsem, öyle ahım şahım bulmadım ama birkaç tanesini okurken çok hüzünlendim. Ünlü şarkıcıların ayıla bayıla dinlediğim şarkılarının sözlerinin Ali’ye ait olduğunu görünce de bayağı şaşırdım. Favorim, seneler evvel Nükhet Duru’nun seslendirdiği ‘Melankoli’.

 

Keyifli okumalar!

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN