The Revenant ile aldığı Oscar ödülünün ardından yüzünü ve yeteneğini özleten Leonardo DiCaprio bugünlerde, 2019 ve 2020’de izleyebileceğimiz yeni Tarantino ve Scorsese filmleri  için hazırlıklarını sürdüyor. Yeni filmleri vizyona girene kadar mutlaka izlemeniz gereken Leonardo DiCaprio filmlerini bu yazıda sizin için derledik.

— Bu yazı Ağustos 2018’de güncellenmiştir —

leonardo dicaprio - the wolf of wall street

1974, Hollywood doğumlu Leonardo DiCaprio’nun çocuk yaşta başladığı oyunculuk kariyerinin ilk dönüm noktası, 1993 yılında Johnny Depp’in başrolde olduğu Lasse Hallström filmi “What’s Eating Gilbert Grape“te canlandırdığı zihinsel engelli Arnie Grape karakteri olmuştu. Bu rolle 19 yaşında ilk Oscar adaylığını elde eden Leonardo DiCaprio, kariyeri boyunca Baz Luhrmann, James Cameron, Steven Spielberg, Martin Scorsese, Christopher Nolan, Woody Allen, Ridley Scott, Danny Boyle, Sam Mendes ve Quentin Tarantino gibi efsane yönetmenlerin filmlerinde rol aldı. Uzun yıllardır Martin Scorsese filmlerinin vazgeçilmezi oldu, yolunu gözlediği Oscar ödülüne ise 2015 yapımı Alejandro González Iñárritu filmi “The Revenant” ile uzandı. DiCaprio, 2019’da Quentin Tarantino filmi “Once Upon a Time in Hollywood“da başrolleri Brad Pitt ve Margot Robbie ile paylaşacak.

 

En İyi Leonardo DiCaprio Filmleri

The Revenant, 2015 (Yön: Alejandro González Iñárritu)

1820’lerde halen vahşi doğanın hakimiyeti altında olan ABD topraklarında, bir ayının saldırısına uğradıktan sonra ekibi tarafından ölüme terk edilen avcı ve iz sürücü Hugh Glass’ı canlandıran DiCaprio, büyük fiziksel çaba ve üstün yetenek gerektiren bu performansla yıllardır beklediği Oscar ödülüne uzandı. İnsanın doğa karşısında ne kadar çaresiz kalabileceğini kanıtlayan film, teknik kusursuzluğuyla da dikkat çekmişti.

IMDb Puanı: 8.0/10

İlginizi çekebilir: Bülent Tunga Yılmaz’dan “The Revenant: İnsanlığın Karanlık Yüreğine Doğru Bir Diriliş Hikayesi

The Wolf of Wall Street, 2013 (Yön: Martin Scorsese)

1990’larda Wall Street’in dev isimlerinden biri olan fakat ününün ve parasının dolandırıcılık ve rüşvet başta olmak üzere sayısız suçla kazanıldığı orataya çıkınca 22 ay hapis cezasına çarptırılan Jordan Belfort’un gerçek hikayesi, Martin Scorsese’nin keyifle izlenen filminde, Leonardo DiCaprio’nun yeteneğiyle hayat bulmuştu. Hem oyuncu hem de yapımcı olarak dördüncü ve beşinci Oscar adaylıklarını elde eden Caprio, bir kez daha eli boş dönmek zorunda kalmıştı.

IMDb Puanı: 8.2/10, Top250: #149

İlginizi çekebilir: İzlemeniz Gereken 10 Martin Scorsese Filmi

 

The Great Gatsby, 2013 (Yön: Baz Luhrmann)

“The Wolf of Wall Street”, Leonardo DiCaprio’nun 2013 rol aldığı tek film değil… Fitzgerald’ın Amerikan edebiyatının klasikleri arasında yer alan ünlü romanından uyarlanan film, yeni taşındığı New York ve New York’un çılgın yaşamına ayak uydurmaya çalışan Nick Carraway’in milyoner komşusu Jay Gatsby ile olan dostluğunu konu alıyor. “Romeo + Juliet”ten 16 yıl sonra bir kez daha bir Baz Luhrmann filminde izlediğimiz DiCaprio, Jay Gatsby rolünde.

IMDb Puanı: 7.3/10

 

Django Unchained, 2012 (Yön: Quentin Tarantino)

Günümüzün en yaratıcı yönetmenlerinden olan Quentin Tarantino’nun son filmi “Django Unchained”, özgürlüğüne kavuşan ve karısını da özgürlüğüne kavuşturmak isteyen bir kölenin Alman bir kafa avcısı ile Güneydoğu ABD’de yaptığı kan ve mizah dolu yolculuğu anlatıyordu. DiCaprio’yu bu filmde Calvin Candie adında, Fransız hayranı zengin ve kötü kalpli bir toprak sahibi rolünde izlemiştik.

IMDb Puanı: 8.4/10, Top250: #61

 

Inception, 2010 (Yön: Christopher Nolan)

Günümüzde büyük bütçeli yapımlar dendiğinde akla gelen ilk isimlerden olan Christopher Nolan da Leonardo DiCaprio’ya 2010′daki “Inception” filminde yer vermişti. Oyuncu, rüyalara yolculuk ederek bu dünyadan sırlar çalan ya da bu dünyaya komutlar eken bir ekibin başındaki mimar Cobb’u canlandırıyordu.

IMDb Puanı: 8.8/10, Top250: #14

İlginizi çekebilir: Christopher Nolan’a Hayran Olmak İçin 10 Neden

 

Shutter Island, 2010 (Yön: Martin Scorsese)

Shutter Island, akli dengesi yerinde olmayan hastaların tutulduğu bir hastane başka hiçbir şeyin olmadığı bir ada… 1954 yılında geçen film, bu ada hastanesinden kaçıp ortadan kaybolan bir katilin izini süren bir dedektifin gerilim dolu macerasını anlatıyor. Scorsese’nin zamanında kıymeti en az bilinen filmlerinden olan Shutter Island, gizli bir hazine gibi. Filmin başrolünde yer alan Leonardo DiCaprio’ya Mark Ruffalo, Ben Kingsley, Mcihelle Williams, Emily Mortimer ve Max von Sydow gibi isimler eşlik ediyor.

IMDb Puanı: 8.1/10, Top250: #171

 

Revolutionary Road, 2008 (Yön: Sam Mendes)

1950′lerin ABD banliyölerindeki yaşamı en dramatik haliyle ve gerçekçiliğiyle anlatan “Revolutionary Road”da, kariyerleri birlikte yükselişe geçmiş iki oyuncu olan Leonardo DiCaprio ve Kate Winslet yeniden buluşmuştu. Richard Yates’in romanından uyarlanan filmde hayallerinden vazgeçmek zorunda kaldığı için psikolojik çöküntüye sürüklenen ev hanımı April Wheeler rolünde Winslet’i, eşi Frank Wheeler rolünde ise DiCaprio’yu izlemiştik.

IMDb Puanı: 7.3/10

 

Blood Diamond, 2006 (Yön: Edward Zwick)

Leonardo DiCaprio’ya üçüncü Oscar adaylığını getiren film, 2006 yılında beklenenin aksine Martin Scorsese imzalı “The Departed” değil, “Blood Diamond” olmuştu. DiCaprio, Afrika’dan elde edilerek Avrupa’da milyonlarca dolara satılan elmasların ardındaki karanlık hikayeleri araştıran bir gazeteciye bu dünyanın içyüzünü gösteren Danny Archer rolündeydi.

IMDb Puanı: 8.0/10

 

The Aviator, 2004 (Yön: Martin Scorsese)

Leonardo DiCaprio, Martin Scorsese ile çalıştığı ikinci filmde, En İyi Erkek Oyuncu dalındaki ilk Oscar adaylığını elde etti. ABD tarihinin en zengin ve en çılgın kişilerinden biri olan Howard Hughes’un yaşamının yaklaşık 20 yılını konu alan büyük bütçeli ve görkemli biyografik yapım, yılın en iyilerinden olmuştu. Cate Blanchett’ten Alan Alda’ya, Jude Law’dan Kate Beckinsale’e birçok ünlü oyuncunun rol aldığı filmde DiCaprio, Howard Hughes gibi zorlu bir rolün altından kalkmayı başarıyordu.

IMDb Puanı: 7.5/10

 

Gangs of New York, 2002 (Yön: Martin Scorsese)

Leonardo DiCaprio’nun kariyerindeki en önemli filmlerden biri “Gangs of New York”… Oyuncunun uzun yıllar beraber çalışacağı ve kariyerine ivme kazandıran Martin Scorsese ile ilk projesi olan film New York şehrinin New Amsterdam olduğu zamanlarda, 19. yüzyılın sonlarındaki sokak çetelerine yoğunlaşıyordu. Amsterdam Vallon rolündeki DiCaprio, babasının katili olan “Kasap” lakaplı Bill Cutting’den intikamını almaya çalışıyordu.

IMDb Puanı: 7.5/10

 

Catch Me If You Can, 2002 (Yön: Steven Spielberg)

Aynı yıl içerisinde hem Spielberg hem de Scorsese ile çalışmak kaç oyuncuya nasip olur? Leonardo DiCaprio, bunu 30 yaşında bile değilken başarmış, 2002 yılında Gangs of New York’un yanı sıra Steven Spielberg imzalı Catch Me If You Can filminde başrolü Tom Hanks ile paylaşmıştı. Gerçek olayları konu alan bu film, 15-21 yaşları arasında farklı mesleklerdeymiş gibi davranarak sahtecilik ve dolandırıcılık gibi birçok suç işleyerek FBI’ın en çok arananlar listesine girmiş olan  Frank Abagnale’in ustaca kaçtığı, FBI ajanlarınınsa şaşkınlıkla kovaladığı sürükleyici bir hikaye anlatıyordu.

IMDb Puanı: 8.1/10, Top250: #215

İlginizi çekebilir: 2000’ler ve Steven Spielberg

 

The Beach, 2000 (Yön: Danny Boyle)

İngiliz bağımsız sinemasının önemli isimlerinden Danny Boyle da, Leonardo DiCaprio’nun kariyerinin ilk yıllarında birlikte çalıştığı yönetmenlerden biri… The Beach filmi, yirmili yaşlardaki, Uzakdoğu hayranı ve özellikle Vietnam savaşı dönemiyle yakından ilgili Richard’ın, Tayland’da bulduğu gizemli bir haritanın dünya üzerinde cennete en yakın yer olduğunu iddia ettiği gizli bir plajı arayışını konu alıyordu. Richard kendini bu plajda bambaşka bir yaşamın içinde buluyordu.

IMDb Puanı: 6.6/10 

 

Titanic, 1997 (Yön: James Cameron)

Tüm zamanların en önemli sinema yapımlarından biri olan “Titanic”, Jack ve Rose rolleri ile hayatımıza Leonardo DiCaprio ve Kate Winslet’i sokan film olmuştu. Kaderini hepimizin bildiği bir gemide yolculuk eden iki gencin, aralarındaki sınıf farklılıklarının engel olamadığı aşkını unutmamız imkansız.

IMDb Puanı: 7.8/10

 

Romeo + Juliet, 1996 (Yön: Baz Luhrmann)

Shakespeare’in en ünlü oyununu modernleştirerek ve harikulade müzikler eşliğinde sinemaya uyarlayan Baz Luhrmann’ın filminde Leonardo DiCaprio’yu sinema ve tiyatro tarihinin en romantik karakterlerinden biri olan Romeo rolünde izlemiştik. Yine sınıf farklılıklarının engel olmaya çalıştığı bir aşkta oyuncuya eşlik eden isim Claire Danes idi.

IMDb Puanı: 6.8/10

İlginizi çekebilir: Son Yıllardan, İzlemeniz Gereken 10 Shakespeare Uyarlaması

 

Basketball Diaries, 1995 (Yön: Scott Kalvert)

Titanic ya da Romeo + Juliet‘in çok daha öncesinde Leonardo DiCaprio’ya vurulduysanız, sebebi muhtemelen bu filmdir. Bir basketbol yıldızı olmanın hayallerini kurarken uyuşturucu batağına saplanan parlak bir genç adamın zorlu yaşamına ve uyuşturucudan arınma çabalarına odaklanan bu film, Jim Carroll’un biyografik romanından uyarlanmıştı.

IMDb Puanı: 7.3/10

 

What’s Eating Gilbert Grape, 1993 (Yön: Lasse Hallström)

Leonardo DiCaprio’nun ününü borçlu olduğu 1993 yapımı film, İsveçli yönetmen Lasse Hallström’ün “What’s Eating Gilbert Grape”iydi. Zihinsel engelli kardeşi ve obez annesine bakmak zorunda olduğu için hayatını yaşayamayan bir genç adamın duygularını ve ailesine olan sevgisini anlatan filmde başrolde Johnny Depp’i izlemiştik.

IMDb Puanı: 7.8/10

Hazırlayan: Emre Eminoğlu

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

  1. Shutter Island ve J. Edgar’daki performansları da çok başarılıydı DiCaprio’nun. Atlamamak gerek…

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?