‘’Yaşamı da ölümü de aşmıştım, çünkü artık ne yaşama arzusu duyuyor, ne de ölümden korkuyordum. Hiçbir şey istemiyor, hiçbir şey ummuyordum. Hiçbir şeyden korkmuyordum. Bu yüzden özgürdüm. Çünkü yaşamımız boyunca bizi köleleştiren isteklerimiz, umutlarımız, korkularımızdır. Özgürlüğüm onları öfkelendiriyordu. Hala istediğim, hala korktuğum, ya da hala özlediğim bir şey kalmış olması hoşlarına giderdi. O zaman beni bir kez daha köleleştirebilirlerdi.’’ Sıfır Noktasındaki Kadın, Neval El Saddavi

FullSizeRender-26

 

kitap - stevensonRobert L. Stevenson – Dr. Jekyll ile Bay Hyde 

Denilen o ki Stevenson kendini, gündüzleri saygın bir doktor, geceleriyse sokaklarda dolaşan karanlık biri olarak gördüğü, tekrarlanan kabuslarından esinlenerek bu kitabını kaleme almış. Londra’da avukatlık yapan Gabriel John Utterson’ın eski bir arkadaşı olan Dr. Henry Jekyll ile şeytani görüntüsüyle dikkat çeken, gizemli Edward Hyde arasındaki tuhaf ilişkiyi konu alan hikaye için diyebileceğim; ilginç. Herkes kitabı, ‘Define Adası’yla kıyaslamış ancak ben  okumadığım için herhangi bir şey söyleyemiyorum. Evet ilginç bir hikaye, dil ve üslup açısından da kolay okunuyor. Bir de yazarın sunduğu açıdan insanoğlunu değerlendirmek için okunur. Arada Freud’u da anarsınız.

 

kitap - isik pinarciogluOğuz Işık, Melih Pınarcıoğlu – Nöbetleşe Yoksulluk 

Kitapta Sultanbeyli örneğinden yola çıkılarak, kentleşme, kentteki yoksulluk biçimleri ve yoksulluk nedenleri incelenirken, arazi yağmaları, çıkar ilişkileri, rant sağlamak için kullanılan arsalar ve hemen akabinde oluşan inşa şekilleriyle çarpık kentleşme konuları irdelenmekte. Anlaşıldığı gibi sosyolojik bir inceleme ‘Nöbetleşe Yoksulluk’. Adını başka bir kitapta okumuş, sonra da defterime not etmiştim. Oldukça dikkat çekici olduğunu düşünüyorum. Yazarların anlatımını da ne yanlı ne çok tarafsız bulduğumu, bu anlamda bana itici gelen bir şey olmadığını da belirtmem gerekir. Bilmiyorum sosyolojik araştırmalar hoşunuza gider mi ya da yaşadığımız şehirde –mesela- hala su gitmeyen nice semtin olduğunu bilmek sizin için bir şey ifade eder mi? Ben merak edip okuyorum, hatta gidip görüyorum da ne oluyor? O da ayrı konu…

 

kitap - edguFerit Edgü – Giden Bir Kedinin Ardından

Ferit Edgü’yü yazarken muhtemelen aynı şeyleri tekrar ediyorum. Ama yine yazmadan edemeyeceğim ki, Edgü okumayı çok seviyorum. Dil ve üslubu, değindiği konular, olayları gözlemleyişi, duygularını ifade edişi kısaca her şeyiyle çok keyif alarak okuduğum bir yazar. Bu kitabı da kısa öykülerden oluşuyor. Tam bir Ferit Edgü kitabı. İnsan okurken hem yalnız olmak istiyor, hem de kitap yalnızlığına ortak oluyor.

 

kitap - styronWilliam Styron – Sophie’nin Seçimi

Meryl Streep’e Oscar kazandıran filmin uyarlandığı aynı adlı kitapta, II. Dünya Savaşı’nda toplama kampından kaçan ve ruh hastası bir adamla yaşamaya başlayan Sophie’nin dramatik hayatı konu ediliyor. İyi kalpli yazar adayı ve aynı zamanda anlatıcı Stingo her ne kadar Sophie’ye aşık olup, ona daha güzel bir hayat sunmayı istese de, genç kadın fazlasıyla yorgun ve kırgındır. Belki bu yazıyı okuyan çoğu kişi filmi izlemiştir. Ancak ben henüz dün, ilk defa televizyonda rast geldim ve Streep’in oyunculuğuna bittim! Tabii ne olursa olsun en iyi film dahi kitabın yerini tutmuyor benim için. O yüzden yine kitap, yine kitap diyorum…

 

kitap - fournierJean-Louis Fournier – Ma Mere Du Nord

Yazarın, babasını, çocuklarını, karısını ve kendisini yazdıktan sonra –ben onları okumadım henüz- annesini anlattığı kitabının hüzünlü ve dokunaklı olduğunu söyleyebilirim. Orta halli, Katolik bir ailenin kızıdır Marie-Therese. Fournier’nin doktor olan babasıyla tanışır ve evlenirler. Çocukları olur. Baba bir süre sonra alkolik olur ve Fournier’nin annesi, çocuklarını büyütmek için tek başına mücadele eder. Yazarın annesinin hayatını anlattığı, kendi yorum ve anılarını yazdığı kitap, şiirsel bir dille kaleme alınmış. Paylaşılan bazı fotoğraflarla o hüzünlü ve nostaljik hava iyice öne çıkıyor. Ben çok severek okudum. Oldukça kolay bir Fransızca’sı var. Şu an yazarken bile hüzünlendim, ne diyeyim…

 

kitap - sirmaProf. Dr. İ. Süreyya Sırma- Müslümanların Tarihi II

Geçen aylarda serinin ilk kitabını bitirmiştim. Hz. Adem’in yaratılışından Hz. Muhammed’e kadarki döneme kadar gelmiştim. Bu kitap ise Hz. Muhammed’in peygamberliği, İslam’ın yayılması, yapılan savaşlar, iç karışıklıklar, Hicret, dönemin inançsal, sosyal ve politik konuları ele alınıp Hz. Muhammed’in vefatıyla sona eriyor. Önceki kitapta bahsettiğim gibi; kimi yerlerde tekrarlar göze çarpıyor, yazarın yorumları okuyucunun süzgecinden geçirilmeli ve bununla birlikte çok açık, yalın ve anlaşılır bir üslup olduğunu tekrar etmem gerekir. Bu kadar çok tarih zikredilip yine okuyucuyu sıkmamak bence önemli. İkinci kitabı da ilgiyle okudum.

 

kitap - guinUrsula K. LeGuin – Rüyanın Öte Yakası

George Orr, gördüğü rüyalarla gerçeği değiştirme yeteneğine sahip genç bir adamdır. Bu durumdan o kadar sıkılır ki, artık uyku uyuyamaz hale gelir. Derken terapiye başlamak zorunda kalır. Terapisti Haber, Orr’un bu yeteneğini keşfedince, elbette bunu kendi lehine kullanmak ister… Başka ne bekliyoruz ki? İyi niyetli bir adam olsaydı zaten kitap olmazdı. Ve olaylar böylece vuku bulmaya başlar. Bilim Kurgu romanı dendiğinde aklıma gelen ilk isim Le Guin… Bu türde çok çeşitli yazar okuduğumu söyleyemem ama Le Guin’in hayal gücüne hayran kalıyorum. Beynine girip neler düşündüğünü görmek istediğim birkaç yazardan biri kendisi. ‘Mülksüzler’ kadar beğenmesem de, uzun zaman sonra Le Guin okumak iyi geldi.

 

kitap - zifirnameDeli Gücük – Zifirname

Bir Anadolu kahramanı Deli Gücük’ün maceralarının anlatıldığı, çizimleriyle beni benden alan çizgi roman! Ayrı yazar ve çizerlerin aynı karakterden yola çıkarak oluşturduğu kitabı çok beğendiğimi söyleyemem fakat dediğim gibi, çizimlere bayıldım! Emeği geçenlerin içinde çok genç insanlar da var, senelerdir bu işin içinde olanlar da… Çok sık olmasa da birkaç ayda bir çizgi roman okumak benim için değişiklik oluyor.

 

kitap - karayRefik Halit Karay – Karlı Dağdaki Ateş

Kitap okuyan her kadının yolu, gençlik yıllarında, muhakkak ki Beyaz Dizi’lerden geçmiştir. Ben sadece bir kere okudum fakat benzer birçok roman okumuşluğum vardır. Karay’ın bu romanı da bana biraz onları hatırlattı; genç ve güzel öğretmen Binnur’un evlilik arefesinde olduğu zengin, eğitimli ve kültürlü bir genç olan Ulvi ile yaptığı kar tatili sırasında, 40’lı yaşlarındaki hırpani, yakışıklı ve yabani bir adam olan Yusuf’a aşık olmasını konu alan, sinemaya uyarlanmış bir kitap. Bence vakit kaybıydı, okumasaydım hiçbir şey kaybetmezdim ama buna rağmen biraz kafam dağıldı. Basit bir aşk hikayesi okumak, uzun zaman sonra iyi de geldi. Tabii kitabın yazarı Karay olduğundan arada güzel cümleler vardı elbette ama yine de, eh işte…

 

kitap - el seddaviNeval El Seddavi – Sıfır Noktasındaki Kadın

Kitap, idama mahkum edilen Firdevs adlı kadının, çocukluğundan yetişkinliğine uzanan hayatını konu alıyor. Mısırlı feminist yazar Seddavi, küçük bir kız çocuğunun yaşadıklarını, zorla evlendirilip şiddet gördükten sonra sokaklara düşüşünü, fahişelik yapmaya başladıktan sonra yaralanmamak için nasıl katılaştığını öyle etkileyici anlatmış ki, kitabı elimden bırakamadım, birkaç saat içerisinde okuyup bitirdim. Etkileyici, sert ve hüzünlüydü… Çok beğendim.

 

Bu aralar yine düşük motivasyonla, ite kaka bir süreç geçiriyorum. Alerjisinden, verdiği ruh halinden mütevellit baharın keyfini çıkaran biri olamadım hiçbir zaman. O yüzden baharda kelebek gibi dolanan insanlara özeniyorum doğrusu… Hayat bir türlü geçiyor işte, nasıl geçeceğini biraz biz seçiyoruz, biraz o bize geliyor… Onunla kendi isteklerimiz arasında denge bulmaya; kimi için çabalarken kimine ‘Eyvallah’ diyerek orta yolu bulmaya, adapte olmaya çalışıyoruz. İnsan olmanın kolay olduğunu kim söylemiş?

Bu ayın benim için öne çıkan kitapları; Dr. Jekyll ile Bay Hyde, Giden Bir Kedinin Ardından, Ma Mere Du Nord, Müslümanların Tarihi II ve Sıfır Noktasındaki Kadın

Gelecek aya kadar huzurlu, bol kitaplı günler…

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

x

Newsletter'a üye olmadınız mı?