‘’İnsan içinde bulunduğu umutsuz koşullarda bazen bir zinciri bir saç teliyle koparabileceğini sanır.’’ Victor Hugo, Bir İdam Mahkumunun Son Günü

Osho – Olgunluk

Bagwan, yani Osho’nun yaşlanmak ve olgunlaşmak arasındaki farka dikkat çektiği, olgunluğa ulaşmak için çeşitli yol ve öneriler sunduğu kitapta, bilmediğimiz bir şey yok aslında. Kendi hakkında düşünen her insan az-çok bunları fark eder. Hoşuma giden birkaç şey oldu ancak tutarsız bulduğum, mantığını anlayamadığım şeyler de rastladım ve notlar aldım. Bir – iki kitap okuyup Osho hakkında yargıya varmak istemiyorum ancak insanların ondan bu kadar etkilenmesinin sebebini hala anlayamadım. Çeviriyi hiç ama hiç beğenmedim. Osho ile sohbet ettiğimizi hissediyormuşuz… Osho şayet böyle konuşuyor, cümleleri havada kalıyor, bazı cümlelerde fiili unutuyorsa, dediğini anlayamadığım için bir yorum yapmam ve dolayısıyla da sohbet etmem zaten mümkün olmazdı.

Recaizade Mahmut Ekrem – Araba Sevdası

Yazarın ilk ve tek romanı olan ‘’Araba Sevdası’’, aynı zamanda Türk Edebiyatı’nın da ilk realist romanı olma özelliğini taşımakta. Osmanlı Paşası’nın oğlu olan Bihruz Bey, alafranga hayat tarzına meraklıdır. Şık giysiler giymeyi, güzel arabaları sever, sıradan insanlarla yarım yamalak Fransızcası ile konuşarak caka satmaktan hoşlanır. Çamlıca’daki ormanda gezdiği günlerden birindeyse, karşılaştığı genç bir kadına aşık olur. Dönemin İstanbul’unun ve İstanbullu’sunun içinde buunduğu durumlar, yaşayış tarzları, konuştukları konular ve daha nicesi romanda mevcut. Fakat esas beni benden alan, Çamlıca’dan orman, Kısıklı’dan köy olarak bahsedilmesi ve bu muhitlerin yeşilliğinin, ağaçlarının betimlenmesiydi… Türk Edebiyatı’nda bir ilk olması sebebiyle -özellikle- okunabilir.

Hakan Dedeoğlu & Sadi Güran- Tırnova 1883: Rumeli Kabusu

1883’te Takvim-i Vakai’de yayımlanan bir mektup herkesin ilgisini çekmişti… Osmanlı’nın Rumeli Toprakları’nda bulunan Tırnova’da geçen, esrarengiz ve bir o kadar korkutucu olan olay Dedeoğlu ve Güran sayesinde, aslına sadık kalarak çizgi romanlaştırılmış. Çizimler çok güzel, metinler de öyle… Dil ve üslup açısından da, dönemin diline yakınlığı ve anlaşılırlığı, akıcılığı açısından da çok beğenerek okudum. İnsanlar oldum olası vampir, hortlak yahut  canavar gibi birtakım şeylere meraklılardı demek ki… Ayrıca kitabın sonunda mektubun kendisi de paylaşılmış.

Thomas Bulfinch- Klasik Yunan ve Roma Mitolojisi

Mitoloji’ye meraklı olan ve mitolojik öyküleri bir arada okumak isteyenler için ideal bir kitap, diye düşünüyorum. Yazarın, bu kitabı büyük emeklerle yazmış olmalı çünkü tüm hikayeler tutarlı ve bir bütün. Bunun yanı sıra ünlü şairlerin konularla ilgili şiirleri paylaşılmış. Evet, çok tanrı ve çok olay var ve insanın aklı kimi zaman karmakarışık oluyor ama birbirinden yaratıcı öyküleri okumak çok keyifli. Sadece Yunan ve Roma Mitolojileri değil, kitabın sonunda İskandinav ve Hindu Mitolojisi’ne de değinmiş yazar. Bu uzun ve ayrıntılı kitabı ben tek seferde okudum fakat bana kalırsa böyle bir kitap yavaş yavaş, başlık başlık okunmalı ki, daha akılda kalıcı olsun.

Yasmina Reza- Ne Mutlu Mutlulara

Gündelik hayatın bu hızlı, karmaşık, yorucu ve rekabetçi akışına kapılıyoruz çoğu zaman. Bazen farkına varıp elimizden geldiğince dönüştürmeye çalışıyor, bazen elden bir şey gelmeyeceğine inandığımızda, oluruna bırakıyoruz. Daha radikal kararlar alıp tüm hayatını değiştirenler de var ama kitapta konusu geçen bu kişiler değil… Hayat çarkında dönen on sekiz sıradan karakterin yaşadıkları, düşündükleri, hayalleri ve hayal kırıklıkları onların ağzından anlatılıyor. Yazarın adını daha önce duymamıştım ama kitabın adı ve arka kapak yazısı ilgimi çekince satın aldım. Okunmasa bir şey kaybedilmez ama bana farklı geldi ve hoşuma gitti.

John Steinbeck- İnci

Steinbeck beni mahvediyor! ‘’Fareler ve İnsanlar’’, ‘’ Gazap Üzümleri’’ derken şimdi de ‘’İnci’’… İnci avcısı Kino, hasta bebeğinin tedavisi için para bulmak zorundadır ve çok özel ve büyük bir inci bulur. Bu değerli inci sayesinde Kino’nun eline yüklü bir para geçecek, çocuğunu tedavi ettirirken hayallerini de gerçekleştirebilecektir. Adam ve karısı bu hayalleri kurarken, çevresindeki kıskanç insanlar da günden güne çoğalmaktadır. Ve tabii takdir edersiniz ki hayaller ve hayatlar arasındaki fark burada da karşımıza çıkar. Etkileyici ve dokunaklı bir Steinbeck romanıydı… Sadece küçükler için değil, yetişkinler için de.

Stefan Zweig- Mecburiyet

Ressam Ferdinand, savaş sebebiyle, karısını da alarak başka bir ülkeye kaçar. Artık özgür olmasına rağmen kaçak olduğunu hisseder ve bir türlü rahat hissedemez. Karısıyla tartışır, birçok kez karşı karşıya gelirler ve sonunda, adamın eline bir tebligat ulaşır. Burada askerliğe çağrıldığı yazılıdır. Ferdinand’ın neye karar verdiğini, yaşadığı gelgitlerden sonra öğreniyoruz tabii. Bir kez daha, tipik bir Stefan Zweig öyküsü var karşımızda. Biz insanların en büyük çelişkileri, aklımıza yatanla kalbimizin söylediği arasında kalmamızdan kaynaklanıyor ya…

Victor Hugo- Bir İdam Mahkumunun Son Günü

Mahkum, adam öldürmekten hüküm giyerek idam cezasına çarptırılır. Cezası beş hafta sonra infaz edilecektir. Bu süre içerisinde mahkum birçok duyguyu bir arada yaşar. Her şeyden ümidini kestiği vakit, kurtulma umuduyla dolar mesela… Eşi, kızı ve annesini özler. En büyük düş kırıklığını kızı onu son kez görmeye geldiğinde yaşar zira kızı kendisini tanımaz. Ve büyük gün tahmininden de çabuk gelir… İdam cezasının konuşulduğu şu günlerde, Victor Hugo’nun bu kitabı yeniden dikkat çekiyor. Yazar bu romanı yazdığında sadece 26 yaşındaymış. Meydanda izlediği bir idam olayından etkilenerek bu satırları kaleme almış. Çok güçlü, çok duygulu ve çok etkileyici bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Sigmund Freud & Josef Breuer- Histeri Üzerine Çalışmalar

Freud ve Breuer, yıllarca histeri üzerine çalışmalar yaptılar ve böylece ruh çözümlemesi yöntemine ulaştılar. Psikoloji derslerinde bu vakalardan birkaçına değinilirken, bu kitapta birçok olgu öyküsü bulunuyor. Genel itibariyle, bilinçdışına itilmiş bazı duygu ya da olayların histeriye sebep olduğuna, histerinin kimi zaman bayılma, kısmi unutkanlık, uzuvlarda uyuşma gibi kendini gösterdiğini örneklerle okumak mümkün. Herkesin ilgisini çekecek bir kitap olmamakla birlikte, çokça örnek paylaşılması açısından konuyla ilgilenenler için faydalı olacaktır diye düşünüyorum.

Bu ay okuduğum kitaplar yanında Aamir Khan’ın iki filmini izledim bunlar, eğitim sistemini eleştirdiği ‘’3 İdiots’’ ve anlama güçlüğü olan bir çocuğun başarı hikayesini konu eden ‘’Taaze Zameen Par’’ idi… Ancak benim favori filmim hala ‘’Dangal’’. Filmlerin yanı sıra, Netflix orijinal yapımı, Osho’nun cemaatinin yapılanmasını anlatan ‘’Wild Wild Country’’ adlı altı bölümlük diziyi izledim. Kesinlikle dikkat çekici buldum. Çok belgesel izlemem, o yüzden sağlıklı bir değerlendirme yapamayabilirim belki ama, yine de merakla izlediğimi belirtmek istiyorum. Tabii hiç hesapta olmayan Shakira konseri de büyük değişiklikti benim için. Konsere gitmeyeli o kadar uzun zaman olmuş ki… Çoğunluk konseri vasat bulmuş, işin şov kısmı falan öyleydi belki ama benim gibi konserlere uzak kalan biri için keyifliydi.

Bu ayın öne çıkan kitaplarına gelirsek; İnci ve Bir İdam Mahkumunun Son Günü…

Yaz mevsimini de yarılarken herkese keyifli, huzurlu ve bol kitaplı günler diliyorum…

SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YORUM YAZIN

MAGGER NEWSLETTER'A ÜYE OLUN

MAGGERLARDAN GÜNCEL YORUMLAR
x

Newsletter'a üye olmadınız mı?