92. Akademi Ödülleri adayları 13 Ocak’ta açıklandı, kazananları ise 9 Şubat geceki törende öğrendik. Oscar töreni sonrasında eksiklerinizi kapamak, en azından En İyi Film adaylarını izlemek hem gecenin detaylarına daha iyi hakim olmanızı hem de ödül sezonu takipçileriyle arayı mümkün olduğunca kapatmanızı sağlayacak. İşte toplamda 69 adaylıkları bulunan, En İyi Film dalında Oscar adayı filmler…

En kaliteli film deneyimi için Televizyon ve Soundbar önerilerimize göz atın.

Oscar Adayı Filmler: En İyi Film Adayları

1917 | Sam Mendes

10 Adaylık, 3 Ödül*: Film, Yönetmen, Orijinal Senaryo, Görüntü Yönetimi*, Orijinal Müzik, Prodüksiyon Tasarımı, Makyaj ve Saç Tasarımı, Görsel Efektler* Ses Kurgusu, Ses Miksajı*

Geç vizyon tarihi nedeniyle son ana kadar ödül sezonunda ne derece etkili olacağı kestirilemeyen 1917, önündeki tüm engellere rağmen En İyi Film ödülü için iddialı iki filmden birine dönüşmeyi başardı. Sam Mendes‘i de ödüle dönüştürdüğü tek adaylığından 20 yıl sonra tekrar En İyi Yönetmen yarışına sokan film, adı üzerinde, 1917 yılında, yani I. Dünya Savaşı’nın en şiddetli olduğu dönemde cephede geçen bir savaş filmi. İngiliz ordusunun Alman ordusunun bir tuzağına düşmesini engellemek ve yüzlerce askerin hayatını kurtarmak için bir haberi ulaştırmakla görevlendirilen iki asker, canları pahasına koşmaya, tarafsız bölgeyi ve tehlikeli alanları aşmaya başlıyorlar. Yönetmenlik, görüntü yönetimi, kurgu ve görsel efektlerin el ele verip iki uzun plandan oluşuyormuş gibi gösterdiği bu nefes kesen yolculuk, yılın en heyecan verici sinema deneyimlerinden birine dönüşüyor.

1917 (2019, Sam Mendes)

1917‘i Saving Private Ryan‘dan beri çekilen en iyi savaş filmini kaçırmamak, filmin tek sekans gibi gözüken Roger Deakins imzalı görüntüleri ve Thomas Newman imzalı müziklerinin büyüsüne kapılmak ve diken üstünde 2 saat geçirerek savaşın yaşattığı tüm duyguları tatmak için izlemelisiniz.

youtube play youtube play

IMDb Puanı: 8.5/10

Ford v Ferrari | James Mangold

4 Adaylık, 2 Ödül*: Film, Kurgu*, Ses Kurgusu*, Ses Miksajı

En İyi Film adayları arasında şansı beşki de en az olanı olsa da, burada yer almayı hak eden Ford v Ferrari, mühendislik ve yarış pilotluğu konusunda uzman ve gözükara iki ismin, Carroll Shelby (Matt Damon) ve Ken Miles’ın (Christian Bale) hikayesini anlatıyor. 1966 yılındaki Le Mans yarışı filmin zirvesine otursa da, Ford v Ferrari‘yi sürükleyici ve heyecan dolu hale getiren şey, filme adını veren Ford ve Ferrari takımları arasındaki rekabetten çok bu ikili ve geleneksel ve kurumsal bir kafaya sahip şirket yöneticilerinin içerideki rekabeti oluyor.

ford v ferrari 3
Ford v Ferrari (2019, James Mangold)

Ford v Ferrari‘yi nefes kesen yarış sahneleri, iki ayrı rekabeti konu alan sürükleyici çekişmeleri, Matt Damon ve Christian Bale‘in farklı ama uyumlu oyunculuk stilleri ve ses tasarımı ile kurgudaki başarısı için izlemelisiniz.

youtube play youtube play

IMDb Puanı: 8.2/10

The Irishman | Martin Scorsese

10 Adaylık: Film, Yönetmen, Uyarlama Senaryo, Yardımcı Erkek Oyuncu (Al Pacino), Yardımcı Erkek Oyuncu (Joe Pesci), Kurgu, Görüntü Yönetimi, Prodüksiyon Tasarımı, Kostüm Tasarımı, Görsel Efektler

Kendisiyle aynı dönemde işler üretmeye başlayan ve aynı seviyede efsaneleşen birçok yönetmenin aksine sinema sanatının geçirdiği evrimi, izleyicinin tüketim alışkanlıklarının değiştiğini kabullenen Martin Scorsese, dijital platformları kucaklayarak Netflix ile bir işbirliğine imza attı. Üç saat aşkın süresi, dev bütçesi, yıldız oyuncuları ve o yıldız oyuncuları filmin büyük çoğunluğunda farklı yaşlara döndüren görsel efektleriyle ortaya çıkardığı iş, The Irishman oldu. Scorsese sinemasının temel taşlarından gangsterlerin ve New York sokaklarının başrolde olduğu filmde Jimmy Hoffa cinayetine giden, onyıllar süren bir dostluğun ve ortaklığın hikayesini izliyoruz. Robert De Niro, Al Pacino ve Joe Pesci‘nin bir araya geldiği film, farklı dönemleri yansıtan ruhu ve özellikle de kurgudaki başarısıyla öne çıkıyor.

The Irishman (2019, Martin Scorsese)

The Irishman‘i sinema sanatının yaşayan en büyük ustalarından birinin son filmini kaçırmamak, çağa ayak uydurarak dijital platformlarla barışan ustaların nasıl işler ortaya çıkardığının kanıtlarını görmek, Scorsese sinemasının temel taşlarıyla yeniden buluşmak ve Robert De Niro, Al Pacino ve Joe Pesci gibi yıldızları yan yana görmek için izlemelisiniz.

youtube play youtube play

IMDb Puanı: 8.0/10

Jojo Rabbit | Takia Waititi

6 Adaylık, 1 Ödül*: Film, Uyarlama Senaryo*, Yardımcı Kadın Oyuncu (Scarlett Johansson), Kurgu, Prodüksiyon Tasarımı, Kostüm Tasarımı

Ödül sezonu açısından en önemli ödüllerden biri olan Toronto İzleyici Ödülü, birçok filmin Amerika kıtasındaki ilk gösteriminin yapıldığı Toronto Film Festivali’nin izleyicisi tarafından seçilen bir filme veriliyor ve çoğu zaman En İyi Film dalında Oscar adaylığının, hatta ödülünün habercisi oluyor. Ödülün bu yılki sahibi olan jojo Rabbit, konusu ve biçimiyle fark yaratıyor. II. Dünya Savaşı yıllarında Almanya’da geçen film, hayranı olduğu Adolf Hitler’i kahramanı ve hayali arkadaşı yapmış olan küçük Jojo’nun hikayesini anlatıyor. Annesinin tavan arasında Yahudi bir genç kadını sakladığını öğrenen Jojo, bu sırla yaşamaya alıştıkça içindeki küçük ırkçı ve faşistle yüzleşiyor, değişiyor. Roman Griffin Davis‘e Scarlett Johansson, Sam Rockwell ve Thomasin McKenzie‘nin eşlik ettiği filmde yönetmen Taika Waititi de sinema tarihinin en komik Hitler performansını sergiliyor.

Jojo Rabbit (2019, Taika Waititi)

Jojo Rabbit‘i II. Dünya Savaşı’nı konu alan bir filmde kahkaha atabileceğinize inanmak, Taika Waititi‘nin dünyasına ve dehasına bir kez daha hayran olmak, genç oyuncularının performansları karşısında şaşırmak ve yılın en renkli ve keyifli filmlerinden biriyle buluşmak için izlemelisiniz.

youtube play youtube play

IMDb Puanı: 8.0/10

Joker | Todd Phillips

11 Adaylık, 2 Ödül*: Film, Yönetmen, Uyarlama Senaryo, Erkek Oyuncu (Joaquin Phoenix)*, Kurgu, Görüntü Yönetimi, Orijinal Müzik*, Kostüm Tasarımı, Makyaj ve Saç Tasarımı, Ses Kurgusu, Ses Miksajı

Festival sezonunun en büyük sürprizlerinden biri, Todd Phillips‘in Joker uyarlamasının Venedik Film Festivali‘nde Altın Aslan kazanması oldu belki de… Kariyerine The Hangover serisi gibi ciddiye alınmayan komedilerle başlayan Todd Phillips, karanlık ve derinliğin dozunu yükseltmeye karar veren DC sinema evreninde uzun yıllar konuşulacak bir filme imza attı. Joker’in ortaya çıkış hikayesini, karakterin özünü, travmalarını ve dönümünü kavrayarak anlatan film, Joaquin Phoenix‘in hem fiziksel hem de ruhsal olarak zorlayıcı performansıyla şok etkisi yaratıyor. Joker, 92. Akademi Ödülleri’nde en fazla adaylık (11) alan film olmayı başardı.

Joker (2019, Todd Phillips)

Joker‘i fazlaca renklendirilmiş ve eğlenceye odaklanmış çizgi roman uyarlamalarına bir alternatif bulmak, çizgi roman evreninin en popüler kötüsünün bir insan olarak portresine bakmak ve tabii ki Joaquin Phoenix‘in Joker’e dönüşümüne tanık olmak için izlemelisiniz.

youtube play youtube play

IMDb Puanı: 8.6/10

Little Women | Greta Gerwig

6 Adaylık, 1 Ödül*: Film, Uyarlama Senaryo, Kadın Oyuncu (Saoirse Ronan), Yardımcı Kadın Oyuncu (Florence Pugh), Orijinal Müzik, Kostüm Tasarımı*

İki yıl önce Lady Bird ile sadece bağımsız sinemaya değil ödül sezonuna da umut verici bir giriş yapan ve Akademi tarihinde En İyi Yönetmen adaylığı elde eden beşinci kadın olan Greta Gerwig, Little Women‘da yanına birçok genç yıldızı ve yetenekli oyuncuyu topluyor, edebiyat tarihinin kadınlar için ilham verici eserlerinden birini bir kez daha sinemaya uyarlıyor. Filminde ve uyarlamasında sadece romana adını veren March kardeşlerin hikayesini anlatmakla kalmayan Gerwig, yazar Louisa May Alcott‘un romanını yayınlatmak için verdiği cesur ve kararlı mücadeleye değiniyor, dönemin dayattığı evlilik ütopyasına dair kendi söylemek istediklerini de söylüyor. Filmde başrolde izlediğimiz Saoirse Ronan‘a, Florence Pugh, Emma Watson, Eliza Scanlen, Timothée Chalamet, Laura Dern ve Meryl Streep eşlik ediyor.

Little Women (2019, Greta Gerwig)

Little Women‘ı daha önce defalarca sinemaya uyarlanmış bir kaynakla nasıl yaratıcı ve yeni bir film çekilebileceğini görmek, kardeşliğe ve kadınlığa dair sımsıcak bir dönem filmi izlemek, çağımızın en iyi genç oyuncularını bir arada görmek ve söz konusu Akademi Ödülleri olduğunda kadın yönetmenlerin ve kadınlara dair filmlerin nasıl hala ikinci plana itilebilerek haksızlığına uğradığını kendi gözlerinizle görebilmek için izlemelisiniz.

youtube play youtube play

IMDb Puanı: 8.1/10

Marriage Story | Noah Baumbach

6 Adaylık, 1 Ödül*: Film, Orijinal Senaryo, Erkek Oyuncu (Adam Driver), Kadın Oyuncu (Scarlett Johansson), Yardımcı Kadın Oyuncu (Laura Dern)*, Orijinal Müzik

En İyi Film adayları arasındaki Netflix filmleri bu yıl iki tane… Ödül sezonu yolculuğuna Venedik Film Festivali’nde başlayan Marriage Story, Amerikan bağımsız sinemasının en iyi hikaye anlatıcılarından Noah Baumbach’ın imzasını taşıyor. Tiyatro sahnelerinde tanışmış ve aşık olmuş, çocuklarıyla mutlu bir yaşam süren ve her şeye rağmen birbirlerini çok seven Charlie ve Nicole, boşanmaya karar verdiklerinde, severek ayrılma süreçleri toplumun ve bürokrasinin dayatmaları nedeniyleçok daha gergin, öfkeli ve şiddetli bir hal alıyor. Adam Driver ve Scarlett Johansson‘un başrollerinde kariyerlerinin en iyi performanslarını sergiledikleri filmde Laura Dern ve Alan Alda da kısa rolleriyle akıllara kazınıyorlar.

Marriage Story (2019, Noah Baumbach)

Marriage Story‘i yılın en buruk, en hayatın içinden aile hikayesinin karşısına geçmek, Adam Driver ve Scarlett Johansson‘ın oyunculuklarıyla büyülenmek, kendinizin ya da ailenizin hayatından izler bulmak ve biraz da gözyaşı dökmek için izlemelisiniz.

youtube play youtube play

IMDb Puanı: 8.1/10

Once Upon a Time… in Hollywood | Quentin Tarantino

10 Adaylık, 2 Ödül*: Film, Yönetmen, Orijinal Senaryo, Erkek Oyuncu (Leonardo DiCaprio), Yardımcı Erkek Oyuncu (Brad Pitt)*, Görüntü Yönetimi, Prodüksiyon Tasarımı*, Kostüm Tasarımı, Ses Kurgusu, Ses Miksajı

Hollywood’a dair Hollywood filmleri ve sinemaya dair sinema yapan filmler daima Oscar yarışına bir adım önde başlar. Bu kural, Once Upon a Time… in Hollywood için de bozulmadı – heleki yönetmen ve senarist koltuğunda Quentin Tarantino gibi bir isim, başrollerde Leonardo DiCaprio ve Brad Pitt gibi iki yıldız varken… Hollywood’un Altın Çağı’na damga vuran Sharon Tate cinayeti ve Manson tarikatının saldığı dehşete dair bir film olsa da sinemayı, oyunculuğu ve Hollywood setlerini ön plana çıkararak ne hakkında olduğunu belki de son sahnelere kadar gizleyen bir film Once Upon a Time… in Hollywood. Gözden düşmekte olan bir yıldız oyuncu ve dublörünün yaşadıkları ya da yaşamlarından kesitler aracılığıyla film setlerine, Hollywood bulvarlarına, partilere konuk olduğumuz bu renkli, ışıltılı ve gösterişli film, Tarantinoesk şiddet sahneleri açısından da elini korkak alıştırmıyor.

Once Upon a Time… in Hollywood (2019, Quentin Tarantino)

Once Upon a Time… in Hollywood‘u Quentin Tarantino sinemasına referans olmuş filmleri ve dönemi hatırlamak, Leonardo DiCaprio ve bilhassa Brad Pitt‘in oyunculuğu karşısında heyecanlanmak, Hollywood’un altın çağına dair hikayeler dinlemek ve kadınların sinemadaki temsili üzerine düşünmek için izlemelisiniz.

youtube play youtube play

IMDb Puanı: 7.8/10

Gisaengchung / Parasite | Bong Joon-ho

6 Adaylık, 4 Ödül*: Film*, Uluslararası Film*, Yönetmen*, Orijinal Senaryo*, Kurgu, Prodüksiyon Tasarımı

Şaşırtıcı yolculuğuna bahar aylarında Cannes Film Festivali‘nde Altın Palmiye’yi kucaklayarak başlayan Gisaengchung / Parasite, bugüne kadar dünya sinemasına Salinui chueok / Memories of a Murder, Madeo / Mother ve Snowpiercer gibi filmler armağan etmiş Bong Joon-ho’nun imzasını taşıyor. Güney Kore filmi, Altın Palmiye’nin ardından dolaştığı tüm festivallerde olağanüstü yorumlar aldıktan sonra, altyazı okumak konusunda kronik bir sıkıntısı olan ABD seyircisinin dahi gönlünü fethederek ABD’de en çok gişe yapan yabancı dildeki filmlerden biri olmayı, çokça konuşulmayı, Oscar şanslarını yükseltmeyi başardı. Akademi tarihinde tek bir adaylığı dahi bulunmayan Güney Kore’ye sadece En İyi Uluslararası Film değil, En İyi Film dahil 6 kategoride adaylık getirdi. Tümü işsiz Kim ailesi ve varlıklı Park ailesinin türlü oyunlarla iç içe geçtiği ve sınıf çatışmasının mizahla, polisiyeyle ve hikaye anlatıcılığının zirvesiyle yoğurulu hikayesini anlatan Parazit, En İyi Film ödülüne uzanan ilk yabancı dilde film olmaya çok yakın.

Gisaengchung / Parasite (2019, Bong Joon-ho)

Parasite‘ı sinemanın ne olduğunu hatırlamak, Güney Kore sinemasının büyüsüne kapılmak, ustaca kurgulanmış bir hikaye ile hiçbir an ne olduğunu bilemeden daima şaşırmak ve ilerledikçe janr değiştiren bir filmle çokça eğlenmek için izlemelisiniz.

youtube play youtube play

IMDb Puanı: 8.6/10

İlginizi çekebilir: Oscar Ödüllü Yabancı Filmler, Oscar Ödüllü Belgesel Filmler

Geçen yıllarda listeye girmeyi başaran, En İyi Film dalında Oscar adayı filmler ise şöyleydi:

91. Akademi Ödülleri: Oscar Adayı Filmler

Black Panther | Ryan Coogler

7 Adaylık, 3 Ödül*: Film, Orijinal Müzik*, Prodüksiyon Tasarımı*, Kostüm Tasarımı*, Ses Kurgusu, Ses Miksajı, Orijinal Şarkı

Black Panther, sadece yılın en çok gişe yapan filmi olmakla kalmadı, En İyi Film dalında Oscar adayı olan ilk süper kahraman filmi ve çizgi roman uyarlaması ünvanını da kazandı. Sıkı bir kamuflaj altında zengin, teknolojik ve refah dolu bir yaşam süren Wakanda halkının yeni lideri T’Challa, ailesi ve dostlarının hem insanlık hem de ülkeleri karşısındaki tehditlere karşı savaştığı film, izleyici karşısına çıktığı andan beri sadece bir çizgi roman uyarlaması olarak görülmedi. MARVEL’ın en büyük başarısı, beyaz ve erkek olmasına alıştığımız süper kahramanlara dair ezberleri bozdu ve büyük bir coşkuyla karşılandı. Popüler filmlerin ödüllendirileceği yeni bir Oscar kategorisine ihtiyaç olup olmadığı tartışmalarının alevlenmesinin de sebebi olduğu söylenebilecek film, Ryan Coogler‘ın vizyoner yönetmenliği, güçlü bir siyahi oyuncu kadrosu ve Afrika estetiğini MARVEL dünyasıyla harmanlayan işçiliğiyle yılın en iyilerinden olmasa bile en önemli filmlerinden biri…

Black Panther’ı milyonlara ilham vererek toplumsal bir fenomene dönüşen siyahi süper kahramanla tanışmak ve her detayıyla büyüleyen sanatsal ve teknik işçiliğine hayran olmak için izlemelisiniz.

youtube play youtube play

IMDb Puanı: 7.4/10

BlacKkKlansman | Spike Lee

6 Adaylık, 1 Ödül*: Film, Yönetmen, Uyarlama Senaryo*, Yardımcı Erkek Oyuncu (Adam Driver), Kurgu, Orijinal Müzik

Do the Right Thing ve Malcolm X gibi filmlerle siyahi Amerikan sinemasının ustaları arasında yer edinen Spike Lee, geçtiğimiz yıla Cannes Film Festivali’nde Jüri Büyük Ödülü kazanarak iyi bir başlangıç yapmıştı. BlacKkKlansman, ABD’de ırkçılığın (şimdikinden bile) revaçta olduğu 1970’lerde geçen gerçek olaylara dayanıyor. Colorado Springs polis teşkilatının ilk siyahi memuru olan Ron Stallworth ve Yahudi kökenli ortağı Flip Zimmerman, şiddet yanlısı ırkçı grup Ku Klux Klan’ın içine sızmayı başararak grubun planladığı bazı suçların önüne geçiyorlar. Spike Lee’nin filmi, rengarenk bir palet, funky müzikler ve mizahın öne çıktığı senaryosuyla bugün halen Amerikan toplumunun kanayan bir yarası olan ırkçılığa dair akılda kalıcı bir anlatı sunuyor.

BlacKkKlansman‘ı, ırkçılığa dair tuhaf, komik ama gerçek bir olaya şaşırıp kalmak, Spike Lee‘nin şimdiye kadarki en başarılı filmini kaçırmamak ve en az babası Denzel Washington kadar yetenekli bir oyuncu olacağının sinyallerini veren John David Washington‘la tanışmak için izlemelisiniz.

youtube play youtube play

IMDb Puanı: 7.5/10

Bohemian Rhapsody | Bryan Singer

5 Adaylık, 4 Ödül*: Film, Erkek Oyuncu* (Rami Malek), Kurgu*, Ses Kurgusu*, Ses Miksajı*

Yılın en çok tartışılan filmi olduğunu söyleyebileceğim Bohemian Rhapsody, eleştirmenlerin ve sinefillerin saf öfkesi ve düşük notlarıyla karşılaşmasına rağmen, endüstri ve genel izleyici tarafından yere göğe sığdırılamadı, ödüllere boğuldu. Rami Malek‘in Queen’in efsanevi solisti Freddie Mercury’i taklit ettiği film, yıldız solistin cinsel yönelimine dair  “aman tadımız kaçmasın” tutumundaki homofobisi, kötü kurgusu, tren enkazını andıran senaryosu ve hakkındaki cinsel saldırı davaları sürerken setteki saldırgan tavırları nedeniyle kendi filminden kovulan yönetmeni Bryan Singer ile neresinden tutsanız “En İyi Film” ünvanına uzak kaçıyor. Unutulmaz Queen şarkılarını bir arada dinleme ve eşlik etme fırsatı için şans verebileceğiniz film, Freddie Mercury’nin gruba katıldığı yıllardan Londra’daki efsanevi Live Aid konserine kadarki yaşamına odaklanıyor.

Bohemian Rhapsody‘i ödül sezonu boyunca baştacı edilen bir filmin ne kadar kötü olabileceğini kendi gözlerinizle görmek için değil belki ama Queen’e olan saygınız nedeniyle izlemelisiniz.

youtube play youtube play

IMDb Puanı: 8.2/10

The Favourite | Yorgos Lanthimos

10 Adaylık, 1 Ödül*: Film, Yönetmen, Orijinal Senaryo, Kadın Oyuncu* (Olivia Colman), Yardımcı Kadın Oyuncu (Emma Stone), Yardımcı Kadın Oyuncu (Rachel Weisz), Kurgu, Görüntü Yönetimi, Prodüksiyon Tasarımı, Kostüm Tasarımı

Yunan Yeni Dalgası denince aklımıza tek bir isim geliyor: Yorgos Lanthimos. Yönetmen son yıllarda ülkesinin dışına çıkarak çektiği The Lobster ve The Killing of a Sacred Deer filmleriyle Yunanca dışında da yeteneğini ve yaratıcılığını sergileyebildiğini kanıtlamıştı. The Favourite, İngiltere hükümdarı Kraliçe Anne’in gözdesi olmak için türlü entrika ve oyunlarla birbirini ezmeye çalışan iki kadın ve kraliçenin sarayın kapalı kapıları ardında yaşadıklarını zeki bir şekilde ortaya koyuyor. Olivia Colman, Rachel Weisz ve Emma Stone‘un performansları, filmin en güçlü yanı. Bana göre yılın en iyisi olan film, toplumsal cinsiyet normlarını dikkate almayışıyla da gönlünüzü fethedecek.

 The Favourite‘ı bir kostümlü drama ya da dönem filminin ne kadar yaratıcı ve eğlenceli olabileceğine inanmak, birbiri için yaratılmış kadar uyumlu üç oyuncunun bir filmi nasıl sırtlayabileceğini görmek ve Yorgos Lanthimos‘un oyunbazlığını bir kez daha takdir etmek için izlemelisiniz.

youtube play youtube play

IMDb Puanı: 7.8/10

Green Book | Peter Farrelly

5 Adaylık, 3 Ödül*: Film*, Orijinal Senaryo*, Erkek Oyuncu (Viggo Mortensen), Yardımcı Erkek Oyuncu* (Mahershala Ali), Kurgu

2018 sinema yılı, sanıyorum ki son yıllardaki en tartışmalı, kavgalı ve kutuplaşmalarla dolu yıl. En İyi Film adayları arasındaki bir diğer film – ki ödüle uzanacak kadar iddialı – Green Book da birçok ayrı özelliğiyle tartışılmaya devam ediyor: Komedi kökenli yönetmen Peter Farrelly‘nin cinsiyetçi ve tacizci şakaları, senaristlerden Nick Vallelonga’nın ırkçı tweetleri, filmin ana karakterinin yanlış yansıtılması, tamamı beyazlar tarafından yapılan bir filmin siyahilerin maruz kaldıkları konusunda ders verme çabası… Fakat yine de izleyen herkesin gönlünü çalmayı başaran akıcı ve nüktedar bir senaryosu, izlemeye doyamadığınız karakterleri ve oyuncuları, sürükleyici bir anlatımı var Green Book‘un. Siyahi bir piyanistin İtalyan kökenli şoförüyle ırkçı eyaletlerde çıktığı konser turnesini anlatan bu yol hikayesinde ana karakterleri canlandıran Viggo Mortensen ve Mahershala Ali, yılın en iyi performanslarından ikisini veriyorlar. Filmin üzerine biraz düşününce neyin yanlış olduğunu anlayabildiğiniz sürece, hem tartışmalarda taraf olabilmek hem de keyifli vakit geçirmek için bu filmi kaçırmayın derim.

Green Book‘u (varsa) içinizdeki sindirilmiş ırkçılığı derinlere gömüp kendinizi iyi hissetmek ve üzerine fazla kafa yormadığınız sürece aşırı eğlenmek ve cana yakın karakterleriyle tatlı bir yolculuğa çıkmak için izlemelisiniz.

youtube play youtube play

IMDb Puanı: 8.3/10

Roma | Alfonso Cuarón

10 Adaylık, 3 Ödül*: Film, Yabancı Dilde Film*, Yönetmen*, Orijinal Senaryo, Kadın Oyuncu (Yalitza Aparicio), Yardımcı Kadın Oyuncu (Marina de Tavira), Görüntü Yönetimi*, Prodüksiyon Tasarımı, Ses Kurgusu, Ses Miksajı

Children of Men‘den Gravity‘e birçok başyapıta imza atmış Meksikalı yönetmen Alfonso Cuarón, 1970’lerin Meksiko şehrinde geçen çocukluğundan aldığı ilham ve nostalji aşkıyla, fazlasıyla kişisel ama bir o kadar da kusursuz bir film ortaya koydu bu yıl. Şehrin Roma adlı mahallesinde yaşayan bir aile ve hizmetçilerinin bir yılına odaklanan Netflix filmi Roma, hem Meksika’nın adayı olarak En İyi Yabancı Dilde Film dalında hem de en büyük kategorideki Oscar adayları arasında yer aldı. Alfonso Cuarón filmde sadece yönetmen koltuğunda oturmakla kalmıyor aynı zamanda senarist, yapımcı, kurgucu ve görüntü yönetmenliğini de üstleniyor.

Roma‘yı yılın en çok konuşulan filmine yabancı kalmamak, Netflix’in şimdiye kadarki en başarılı filmini kaçırmamak ve her anlamda kusursuz bir yönetmenliğin ne olduğunu görmek için izlemelisiniz.

youtube play youtube play

IMDb Puanı: 7.9/10

A Star Is Born | Bradley Cooper

8 Adaylık, 1 Ödül*: Film, Orijinal Senaryo, Kadın Oyuncu (Lady Gaga), Erkek Oyuncu (Bradley Cooper), Yardımcı Erkek Oyuncu (Sam Elliott), Görüntü Yönetimi, Ses Miksajı, Orijinal Şarkı*

2000’ler öncesinde birkaç kez beyazperdeye yansıyan bu müzikal aşk hikayesi, bu kez günümüze en uygun haliyle karşımıza çıktı. Bradley Cooper‘ın yönettiği ilk film olan, aynı zamanda başrolleri Lady Gaga ile paylaştığı A Star Is Born, ünlü bir country şarkıcısının tesadüfen keşfettiği bir müzisyenin hem kariyerini yükselişe geçirdiği hem de onunla aşk yaşamaya başladığı tanıdık olay örgüsüne rağmen hepsi film için Bradley Cooper, Lady Gaga ve Lukas Nelson tarafından yazılmış şarkılarıyla hikayeye yeni bir soluk katıyor.

A Star Is Born‘u Bradley Cooper‘ın iyi yönetmenlik yapabildiğine ve iyi şarkı yazabildiğine şaşkınlıkla şahit olmak, Lady Gaga‘nın beyazperdeye yakışıp yakışmadığına karar vermek, her biri birbirinden unutulmaz ve iyi orijinal şarkılarını dinlemek ve defalarca izlediğiniz bir hikayenin farklı bir şeye dönüşebildiğini görmek izlemelisiniz.

youtube play youtube play

IMDb Puanı: 7.9/10

Vice | Adam McKay

8 Adaylık, 1 Ödül*: Film, Yönetmen, Orijinal Senaryo, Erkek Oyuncu (Christian Bale), Yardımcı Kadın Oyuncu (Amy Adams), Yardımcı Erkek Oyuncu (Sam Rockwell), Kurgu, Makyaj ve Saç Tasarımı*

2015’te The Big Short ile mortgage krizi üzerine eğlenceli bir ekonomi dersi veren Adam McKay, bu kez Viceta yakın tarih ve ABD politikasını aynı formülle anlatmak için kolları sıvıyor. Bu hınzır, oyunbaz ve eğlenceli anlatım, yönetmenin önceki filmindeki kadar işe yaramasa da George W. Bush döneminin başka yardımcısı Dick Cheney‘nin ne kadar önemli bir figür olduğunu, o dönem televizyonlarda izlediğimiz birçok olayın arkasında hangi gerekçelerin yattığını ve daha birçok detayı size sıkıcı olmayan, gülümseten bir şekilde öğretiyor. Christian Bale her zamanki gibi fiziksel bir dönüşüme uğrayarak canlandırdığı karakteriyle bir olmuş, ona Amy Adams, Sam Rockwell, Steve Carell gibi oyuncular eşlik ediyor. Filmin en büyük başarısının kurgu ve makyaj dallarında olduğunu söylemek mümkün.

Vice‘ı yakın tarihin en karanlık dönemlerinden birinin perde arkasını eğlenceli bir anlatımla öğrenmek, Christian Bale‘in oyunculuğuna bir kez daha hayran kalmak ve politik bir filmin nasıl bir komediye dönüşebildiğini görmek için izlemelisiniz.

youtube play youtube play

IMDb Puanı: 7.1/10

90. Akademi Ödülleri: Oscar Adayı Filmler

Call Me by Your Name | Luca Guadagnino

4 Adaylık, 1 Ödül*: Film, Uyarlama Senaryo*, Erkek Oyuncu (Timothée Chalamet), Orijinal Şarkı

Benim için 2017’nin en iyisi olan Call Me by Your Name, André Aciman’ın aynı adlı romanının uyarlaması. 80’lerde Kuzey İtalya’nın huzur verici, yaz mahmurluğunun etkisi altındaki bir kasabasında Amerika’dan gelmiş bir ailenin 17 yaşındaki oğlu ve bu aileyi yaz stajı için ziyaret eden bir yüksek lisans öğrencisi arasındaki aşkı anlatıyor roman ve film. Hepimizin bir şekilde tattığı o saf duyguları, hayal kırıklıklarını, karın ağrılarını, baş dönmelerini, iç yangınlarını, gündüz düşlerini, ıslak rüyalarını ve göz yaşlarını doğal ve içten bir şekilde verdiği yetmiyor, bir de tüm bunların üzerine İtalya’nın güzelliklerini ekliyor.

Call Me by Your Name’i, bir yıldızın doğuşuna tanıklık edip Timothée Chalamet ile tanışmak, Michael Stuhlbarg’ın monoloğuyla göz yaşlarına boğulmak ve ilk aşık olduğunuzda hissettiklerinizi hissetmek için izlemelisiniz.

youtube play youtube play

IMDb Puanı: 7.9/10

Darkest Hour | Joe Wright

6 Adaylık, 2 Ödül*: Film, Erkek Oyuncu (Gary Oldman)*, Görüntü Yönetimi, Prodüksiyon Tasarımı, Kostüm Tasarımı, Makyaj ve Saç Tasarımı*

Darkest Hour, II. Dünya Savaşı sırasında İngiliz hükümetinin değişerek Winston Churchill’in siyaset sahnesine geri dönüşünü ve ülkeyi bu zor dönemde nasıl yönettiğini anlatıyor. Savaşı görmediğimiz bir savaş filmiyle kostümü olmayan bir Joe Wright kostümlü draması arasında bir yerlerde… Filmin yıldızı o denli Gary Oldman ki, gözleriniz ne başka bir oyuncuyu ne de filmin azımsanamayacak sayıdaki hatalarını görecek. Eğer The Iron Lady ve Lincoln filmlerinden en az birini sevdiyseniz, duayen bir oyuncunun politik bir figürü ağır makyaj altında canlandırışını bazı şeyleri görmezden gelerek takdir edebileceksiniz demektir. Beklentilerimizin üzerinde adaylık elde edişine bakılırsa Akademi’nin bir hayli beğendiği filmin bunlardan en az ikisini ödüle çevirmesi olası.

Darkest Hour’ı Gary Oldman’ın dönüşümüne şaşırıp kalmak, Christopher Nolan’ın Dunkirk filmini izlemeden önce biraz tarih dersi çalışmak ya da izledikten sonra denizin diğer kıyısında neler yaşandığını daha iyi anlamak için izlemelisiniz.

youtube play youtube play

IMDb Puanı: 7.4/10

Dunkirk | Christopher Nolan

8 Adaylık, 3 Ödül*: Film, Yönetmen, Kurgu*, Görüntü Yönetimi, Orijinal Müzik, Prodüksiyon Tasarımı, Ses Kurgusu*, Ses Miksajı*

The Dark Knight Üçlemesi, Inception ve Interstellar gibi filmleriyle günümüzün büyük bütçeli bilimkurgularında harikalar yaratan yıldız yönetmen Christopher Nolan’ın 2017’deki filminin ne olacağını duyduğumuz anda, çok geç kalmış o ilk En İyi Yönetmen Oscar adaylığını kapmak için geldiğini anlamıştık. Nolan, bilimkurgu sularından Manş Denizi’nin sularına atlamaya ve Akademi’nin en çok sevdiği konulardan birine, II. Dünya Savaşı’na el atmaya karar vermişti. Dunkirk, savaş sırasında İngiliz ordusunun karşılaştığı en büyük zorluklardan birini konu alıyor. Düşman ve deniz arasında sıkışıp kalan binlerce askerin nasıl kurtarıldığının kahramanca öyküsü, Nolan’ın elinde tabii ki bir teknik şova dönüşüyor.

Dunkirk’ü bir an bile düşmeyen temposuna kapılmak, sinema filmlerinde ses işçiliğinde çıtanın tam olarak nereye yükseldiğini duymak ve Hans Zimmer’in olağanüstü müziklerini dinlemek için izlemelisiniz.

youtube play youtube play

IMDb Puanı: 7.9/10

Get Out | Jordan Peele

4 Adaylık, 1 Ödül*: Film, Yönetmen, Orijinal Senaryo*, Erkek Oyuncu (Daniel Kaluuya)

Birçok kategoride kazanacakları tahmin etmek oldukça kolay olsa da, En İyi Film cephesinde durum bir hayli zor bu yıl. Dört ayrı yapımın büyük ödüle uzanma ihtimali var ve hepsini destekleyici bir fikir üretmek mümkün. Bunlardan biri de Get Out. ABD’de siyahilere karşı olan ırkçılığı alıp, iyi bir senaryoyla psikolojik gerilimi kademe kadame yükselten iyi bir filme dönüştüren Jordan Peele, ilk yönetmenlik deneyiminde büyük bir başarı yakaladı. Get Out’un başrolünde Black Mirror’ın ilk sezonundan tanıyabileceğiniz Daniel Kaluuya var. Karanlık ve doğaüstünün ön planda olduğu gerilim filmlerinden farklı, yaratıcı bir film karşımızdaki.

Get Out’u günümüz ABD’sindeki ırkçılık konusunun (ve porselen kaşıkların) nasıl bir gerilim filmi unsuru olarak başarıyla kullanılabildiğini görmek, türün sınırlarını zorlayan bir film izlemek ve komedyen kimliğiyle fazla ciddiye almamış olabileceğiniz Jordan Peele’e bu ilk filminin ardından bakışınızı değiştirmek için izlemelisiniz.

youtube play youtube play

IMDb Puanı: 7.7/10

Lady Bird | Greta Gerwig

5 Adaylık: Film, Yönetmen, Orijinal Senaryo, Kadın Oyuncu (Saoirse Ronan), Yardımcı Kadın Oyuncu (Laurie Metcalf)

En İyi Film seçilme şansı az da olsa mevcut filmlerden biri Lady Bird, kadın sinemacılar için önemli bir yıl olan 2017’nin en iyi film adayları arasında bir kadın tarafından yönetilmiş tek film. Özellikle Noah Baumbach ile oyuncu ve senarist olarak yaptığı işbirlikleriyle tanıdığımız Greta Gerwig’in yönettiği ve Saoirse Ronan’ın adeta kendisinin geçmişini canlandırdığı film, yılın doğallığıyla öne çıkanlarından. Film, 2000’lerin başında, Sacramento’dan ayrılma ve üniversite okuma hayalleriyle yaşayan, ailesinin maddi durumunun buna pek de imkan vermediği, kendini ‘Lady Bird’ olarak tanıtan 17 yaşındaki Christine’i anlatıyor. Greta Gerwig, Akademi tarihinde En İyi Yönetmen kategorisinde adaylık elde eden (sadece) beşinci kadın oldu.

Lady Bird’ü zaten oyuncu ve senarist kimliği sayesinde halihazırda hayranı olduğunuz Greta Gerwig’e biraz daha hayran olmak, 2000’lerin başına ve/veya lise yıllarınıza geri dönerek nostaljik anlar eşliğinde duygulanmak ve günümüz sinemasında anne-kız ilişkisini en iyi yansıtan filmlerden birini kaçırmamak için izlemelisiniz.

youtube play youtube play

IMDb Puanı: 7.4/10

Phantom Thread | Paul Thomas Anderson

6 Adaylık, 1 Ödül*: Film, Yönetmen, Erkek Oyuncu (Daniel Day-Lewis), Yardımcı Kadın Oyuncu (Lesley Manville), Orijinal Müzik, Kostüm Tasarımı*

Boogie Nights, Magnolia ve There Will Be Blood gibi ‘büyük’ filmlerin yönetmeni Paul Thomas Anderson, destansı anlatımlarının ve tuhaf karakterlerinin arasına bu yıl bir yenisini ekledi. Phantom Thread, basitçe 1950’lerin Londra’sında oldukça popüler bir moda evinin sahibi olan tasarımcı Reynolds Woodcock’un yaşamının hayatındaki iki kadınca nasıl yönlendirildiğini anlatıyor. Ablası Cyril ve sevdiği kadın Alma arasındaki savaşın tek piyonu olan Reynolds’ın hikâyesinde metod oyuncusu Daniel Day-Lewis bir kez daha rolünü fazlasıyla ciddiye alıyor. Phantom Thread’i benim için yılın en iyi filmlerinden biri yapansa bu ciddiyetin üzerine kostümler ve müziklerin etkisinin eklenmiş olması. Adaylar açıklandığında beklediğimizden çok daha fazla kez adını duyduğumuz film, gönül ister ki ödül töreninde de aynı şekilde şaşırtsın.

Phantom Thread’i Paul Thomas Anderson sinemasına bir kez daha aşık olmak, kostüm ve müziklerin bir filme nasıl katkıda bulunabileceğini görmek ve Vicky Krieps ile tanışmak için izlemelisiniz.

youtube play youtube play

IMDb Puanı: 7.5/10

The Shape of Water | Guillermo del Toro

13 Adaylık, 4 Ödül*: Film*, Yönetmen*, Orijinal Senaryo, Kadın Oyuncu (Sally Hawkins), Yardımcı Erkek Oyuncu (Richard Jenkins), Yardımcı Kadın Oyuncu (Octavia Spencer), Kurgu, Görüntü Yönetimi, Orijinal Müzik*, Prodüksiyon Tasarımı*, Kostüm Tasarımı, Ses Kurgusu, Ses Miksajı

 The Shape of Water
The Shape of Water

Baştan söyleyeyim, The Shape of Water bence yılın hak etmediği bir ilgiyle ve hayranlıkla karşılanan, ödüllendirilen ve ödüllendirilmeye devam eden filmlerinden biri, belki de birincisi. Dile kolay, 13 dalda adaylık… Hatta makyaj ve görsel efekt oyverenleri tarafından da aday gösterilseydi Akademi tarihinde bir rekor kıracak ve bugüne kadar 15 adaylığa ulaşmış ilk film olarak anılacaktı. Soğuk Savaş döneminde ABD’deki bir laboratuvarda geçen filmde, doğaüstü bir yaratık ve dilsiz bir hademenin romantik ilişkisini izliyoruz. Meksikalı yönetmen Guillermo del Toro’nun o en çok da Pan’ın Labirenti’nden tanıdığımız büyülü dünyasının kapılarını bir kez daha açıyor açmasına ama sözü geçen filmdekinin aksine bunu büyük bir politik doğruculuk, suya sabuna dokunmayan bir kolaya kaçma ve Hollywood’laşmış, hatta Disney’leşmiş bir üslupla yapıyor. Yine de -özellikle de görsel anlamda- iyi bir film izlediğinizi hissettiriyor size. İyi oyunculuklar, iyi bir tasarım, iyi müzikler var filmde. Vaktinizi boşa harcadığınızı kesinlikle hissetmeyeceğiniz ama eğer ki Guillermo del Toro’nun sıkı bir takipçisiyseniz hayal kırıklığına uğrayabileceğiniz bir film sadece. En büyük iki ödül için en iddialı film konumunda olması, The Shape of Water’ı belki de bu listedeki en öncelikle izlenecek film yapıyor.

The Shape of Waterı Guillermo del Toro’nun görsel dünyası ve hayalgücüyle tekrar buluşmak, yılın en çok konuşulan filmlerinden birine yabancı kalmamak, tuhaf ve doğaüstü noktalarına rağmen saf, çocuksu ve masalsı bir dünyaya adım atmak için izlemelisiniz.

youtube play youtube play

IMDb Puanı: 7.3/10

Three Billboards Outside Ebbing, Missouri| Martin McDonagh

7 Adaylık, 2 Ödül*: Film, Orijinal Senaryo, Kadın Oyuncu (Frances McDormand)*, Yardımcı Erkek Oyuncu (Woody Harrelson), Yardımcı Erkek Oyuncu (Sam Rockwell)*, Kurgu, Orijinal Müzik

Dünyanın neresinden izleyicilerin ya da eleştirmenlerin yorumlarına bakacak olursanız olun, bu film söz konusu olduğunda büyük bir ikiye bölünmüşlüğün varlığını fark edeceksiniz. Bunun en büyük nedeni, politik doğruluktan bilinçli bir uzaklığa sahip olan senaryosu ve yine bu senaryonun bir parçası olarak, bir yardımcı karakterin tüm ırkçılığına ve yanlışlarına rağmen bağışlanarak kutsanması. Three Billboards Outside Ebbing Missouri, daha önce In Bruges ve Seven Psychopaths filmleriyle senaristliğine hayran kaldığım Martin McDonagh’ın imzasını taşıdığı için heyecanlandırmıştı beni ve beklentilerimi hiç de boşa çıkarmadı. Filmi beğenen, hatta yılın en iyilerinden olduğuna hemfikir olan taraftayım yani. Tecavüz edilip yakılarak öldürülen kızının cinayetinin bir türlü aydınlatılamamasına isyan eden bir annenin kasabanın şerifine ve halkına savaş açışını konu alan film başta Frances McDormand ve Sam Rockwell olmak üzere yetenekli oyuncuların gövde gösterisine dönüşüyor. Dünya ve ABD gündeminden beslenen hikâyesi, gerçekten de bir senaryo dersi eşliğinde perdeye yansıyor.

Three Billboards Outside Ebbing Missouri’yi en çok konuşulan ve en çok tartışılan filmlerinden birine yabancı kalmamak, en ufak role sahip olanı bile harika bir performans çıkaran oyuncu kadrosuna hayran olmak ve Martin McDonagh’ın yılın en iyi senaryolarından birine imza attığını kabul etmek için izlemelisiniz.

youtube play youtube play

IMDb Puanı: 8.2/10, Top250: #145

The Post | Steven Spielberg

2 Adaylık: Film, Kadın Oyuncu (Meryl Streep)

En İyi Film adaylarından hiç eksiğim kalmasın diyorsanız, 90’larda kalmış bir anlayışla çekildiği, sinema adına hiçbir yenilik vadetmediği için benim hiç hazzetmediğim Steven Spielberg filmi The Post. Gerçek olaylardan uyarlanan ve başrollerde Meryl Streep ve Tom Hanks‘i izlediğimiz film, Vietnam Savaşı yıllarında ABD tarihini değiştiren Pentagon Belgeleri’ni yayınlayan Washington Post gazetesinin cesur ekibine odaklanıyor.

youtube play youtube play

IMDb Puanı: 7.2/10

Oscar adayı filmler